Sinüzit
Sinüzit, burun çevresindeki sinüslerin iltihaplanması ile oluşan bir hastalıktır. Baş ağrısı, burun tıkanıklığı, yüz ağrısı ve mukus akıntısı gibi belirtiler gösterir. Tedavisi enfeksiyon türüne göre değişir; medikal tedavi ve gerekirse cerrahi yöntemler uygulanır.
SİNÜZİT NEDİR?
Sinüzit, burun çevresindeki sinüslerin iltihaplanması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Sinüslerde mukus birikmesi ve tıkanıklık ile kendini gösterir. Hastalık akut ya da kronik olabilir. Akut sinüzit kısa süreli ve ani semptomlarla ortaya çıkarken, kronik sinüzit 12 haftadan uzun süren ve tekrar eden belirtilerle kendini gösterir. Erken tanı ve tedavi, yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır.
SİNÜZİT KİMLERDE GÖRÜLÜR?
Sinüzit, her yaş grubunda görülebilir. Alerjik rinit, astım ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler risk altındadır. Özellikle çocuklarda dar sinüs kanalları ve sık üst solunum yolu enfeksiyonları sinüzit oluşumuna zemin hazırlar. Yetişkinlerde ise sigara kullanımı, kronik burun tıkanıklığı ve hava kirliliği sinüzit riskini artırır.
SİNÜZİT NEDEN OLUR?
Sinüzit nedenleri, enfeksiyonlar, alerjiler ve anatomik yapısal sorunlara bağlı olarak gelişir. Viral enfeksiyonlar en sık tetikleyicidir, bakteriyel ve nadiren fungal enfeksiyonlar da sinüzite yol açabilir. Burun polipleri, alerjik rinit ve sigara kullanımı sinüslerin drenajını engelleyerek kronikleşmeye neden olur.
Üst solunum yolu enfeksiyonları: Soğuk algınlığı ve grip gibi enfeksiyonlar, sinüs kanallarının tıkanmasına yol açarak sinüslerin içinin iltihaplanmasına neden olabilir.
Burun eti (konka) büyümesi: Burun içindeki etlerin büyümesi sinüs kanallarının ağızlarını kapatabilir. Bu durum sinüslerin havalanmasını bozarak sinüzite zemin hazırlar.
Septum deviasyonu (burun kemiği eğriliği): Burun kemiğindeki eğrilik, sinüs kanallarının drenajını engelleyerek sinüslerde mukus birikimine ve enfeksiyona neden olabilir.
Alerjik rinit: Alerjiye bağlı burun içi ödem, sinüs kanallarının tıkanmasına yol açar. Uzun süreli alerjik rinit sinüzit gelişme riskini artırır.
Geniz eti büyümesi: Özellikle çocuklarda büyüyen geniz eti, burun arkasındaki hava geçişini engelleyerek sinüslerin enfekte olmasına neden olabilir.
Burun polipleri: Burun ve sinüs içinde gelişen polipler, sinüs kanallarını tıkayarak sinüzitin kronikleşmesine yol açabilir.
Sigara dumanı ve hava kirliliği: Sigara dumanı ve kirli hava, burun mukozasını tahriş ederek mukus akışını bozar ve enfeksiyon riskini artırır.
Diş kaynaklı enfeksiyonlar: Özellikle üst çene dişlerindeki enfeksiyonlar, maksiller sinüslere yayılabilir ve sinüzite neden olabilir.
Bağışıklık sisteminin zayıflaması: Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde enfeksiyonlara yatkınlık artar ve sinüzit daha kolay gelişebilir.
Uzun süreli burun spreyi kullanımı: Kontrolsüz ve uzun süreli burun spreyi kullanımı burun mukozasına zarar vererek sinüslerin doğal temizlenmesini engelleyebilir.
Yüzme sonrası buruna su kaçması: Özellikle kirli havuz suları, sinüslerde enfeksiyon gelişmesine yol açabilir.
Sinüzit genellikle sinüs kanallarının tıkanması sonucu gelişir. Alerji, burun eti ve burun kemiği eğriliği önemli risk faktörleridir. Altta yatan neden tedavi edilmezse sinüzit kronikleşebilir.
ÇOCUKLARDA SİNÜZİT VE NEDENLERİ
Çocuklarda sinüzit, genellikle viral enfeksiyonlardan sonra görülür. Soğuk algınlığı veya grip sonrası sinüs boşluklarının iltihaplanması sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca geniz eti büyümesi ve alerjik reaksiyonlar da çocuklarda sinüzit gelişimini tetikleyebilir. Tedavi edilmezse uyku bozuklukları, okul başarısında düşüş ve kronik sinüzit riski artar.
SİNÜZİT ÇEŞİTLERİ
Sinüzit çeşitleri, hastalığın süresine, tekrar sıklığına ve sinüslerin tutulma durumuna göre sınıflandırılır. Bu sınıflama, doğru tedavi planının oluşturulması açısından büyük önem taşır.
Akut Sinüzit: En sık görülen sinüzit türüdür ve genellikle nezle veya grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından gelişir. Belirtiler ani başlar ve çoğu zaman 10 gün ile 4 hafta arasında sürer. Burun tıkanıklığı, yüz ağrısı, koyu renkli burun akıntısı ve baş ağrısı akut sinüzitin tipik belirtileridir. Uygun tedaviyle çoğunlukla tamamen iyileşir.
Subakut Sinüzit: Akut sinüzitin tam olarak iyileşmemesi sonucu ortaya çıkar. Belirtiler 4 ila 12 hafta boyunca devam eder. Şikâyetler akut sinüzite göre daha hafif olabilir ancak uzun sürmesi nedeniyle yaşam kalitesini olumsuz etkiler.
Kronik Sinüzit: Belirtilerin 12 haftadan uzun sürdüğü, kalıcı ve tekrarlayıcı bir sinüzit türüdür. Burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, koku kaybı ve sürekli doluluk hissi ön plandadır. Çoğu zaman alerji, burun eti (polip), burun kemiği eğriliği gibi altta yatan nedenler eşlik eder. Tedavisi daha uzun sürelidir ve bazı hastalarda cerrahi gerekebilir.
Tekrarlayan (Rekürren) Akut Sinüzit: Bir yıl içinde en az 4 kez akut sinüzit atağı geçirilmesi durumudur. Ataklar arasında hasta tamamen iyileşir ancak kısa sürede yeniden sinüzit gelişir. Bağışıklık sistemi sorunları, alerjik rinit ve anatomik burun problemleri bu türde sık görülür.
Alerjik Sinüzit: Alerjik rinit zemininde gelişen sinüs iltihabıdır. Alerjiye bağlı burun içi şişlik sinüs kanallarını tıkayarak sinüzite yol açar. Mevsimsel olarak artış gösterebilir ve tedavide alerji kontrolü büyük önem taşır.
Bakteriyel Sinüzit: Sinüslerde bakterilerin çoğalması sonucu oluşur. Genellikle koyu sarı-yeşil akıntı, ateş ve şiddetli yüz ağrısı ile seyreder. Antibiyotik tedavisi gerektirebilir ve doktor kontrolü şarttır.
Viral Sinüzit: Soğuk algınlığına neden olan virüslerin sinüsleri etkilemesiyle ortaya çıkar. Belirtiler genellikle hafiftir ve çoğu zaman kendiliğinden düzelir. Antibiyotik tedavisi gerekmez.
Diş Kaynaklı (Odontojenik) Sinüzit: Özellikle üst çene dişlerindeki enfeksiyonların maksiller sinüslere yayılmasıyla gelişir. Diş ağrısı ile birlikte görülen tek taraflı burun akıntısı bu sinüzit türü için tipiktir. Tedavide hem diş hem de sinüs enfeksiyonu ele alınmalıdır.
Sinüzit çeşitleri, akut, subakut, kronik ve tekrarlayan sinüzit olarak sınıflandırılır. Ayrıca alerjik, bakteriyel, viral ve diş kaynaklı sinüzit gibi özel tipleri de bulunmaktadır. Sinüzit türünün doğru belirlenmesi, etkili ve kalıcı tedavi için kritik öneme sahiptir.
SİNÜZİT BELİRTİLERİ
Sinüzit belirtileri, sinüs boşluklarının iltihaplanmasına bağlı olarak ortaya çıkar ve hastalığın akut ya da kronik olmasına göre şiddeti değişebilir. Belirtiler çoğu zaman üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılsa da, süresi ve eşlik eden şikâyetler sinüziti ayırt edici hale getirir.
Ağız kokusu: Kronik geniz akıntısı ve enfeksiyon ağız kokusuna yol açabilir.
Kulak dolgunluğu ve basınç hissi: Sinüslerin kulakla bağlantılı yapıları etkilenebilir. Kulakta dolgunluk ve işitme azlığı hissedilebilir.
Burun Tıkanıklığı: Sinüzitin en sık görülen belirtilerinden biridir. Sinüs kanallarının iltihap nedeniyle şişmesi, mukusun dışarı akmasını engeller ve hastada sürekli bir tıkanıklık hissi oluşur. Bu durum tek taraflı ya da çift taraflı olabilir ve özellikle geceleri daha belirgin hale gelir.
Geniz Akıntısı: Sinüslerde biriken iltihaplı salgının boğaza doğru akması sonucu oluşur. Bu akıntı genellikle koyu kıvamlı ve sarı-yeşil renktedir. Uzun süren geniz akıntısı boğazda yanma, tahriş ve kronik öksürüğe yol açabilir.
Yüz ve Sinüs Bölgesinde Ağrı – Basınç Hissi: Yüz ağrısı ve basınç hissi, sinüzitin ayırt edici belirtilerindendir. Ağrı; alın, göz çevresi, yanaklar ve burun kökü bölgesinde yoğunlaşır. Özellikle öne eğilme sırasında ağrının artması sinüzit için tipiktir.
Baş Ağrısı: Sinüzite bağlı baş ağrısı, genellikle sabah saatlerinde daha şiddetlidir. Sinüslerin dolu olması ve gece boyunca yeterince boşalamaması ağrıyı artırır. Bu baş ağrısı klasik migren ağrısından farklıdır ve çoğu zaman yüz ağrısıyla birlikte hissedilir.
Burun Akıntısı: Sinüzitte genellikle koyu renkli ve iltihaplıdır. Akut sinüzitte akıntı daha belirgin olurken, kronik sinüzitte bazen azalarak fark edilmesi zorlaşabilir.
Koku ve Tat Alma Duyusunda Azalma: Koku alma kaybı (anosmi) ve tat duyusunda azalma, sinüs içi ödem ve iltihap nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle kronik sinüzit hastalarında bu belirti uzun süre devam edebilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Diş Ağrısı: Üst çene diş ağrısı, özellikle maksiller sinüslerin iltihaplandığı sinüzit türlerinde görülür. Bu ağrı çoğu zaman diş kaynaklı sanılır ancak diş muayenesinde bir sorun saptanmaz.
Halsizlik ve Yorgunluk: Halsizlik, sinüzitin sistemik belirtilerindendir. Vücudun enfeksiyonla mücadele etmesi, hastada sürekli yorgunluk ve enerji düşüklüğüne neden olabilir. Kronik sinüzitte bu durum daha belirgindir.
Ateş: Ateş, akut sinüzitte daha sık görülür. Özellikle bakteriyel sinüzitte hafif ya da orta dereceli ateş tabloya eşlik edebilir. Kronik sinüzitte ateş genellikle görülmez.
Öksürük: Öksürük, özellikle geceleri artan ve geniz akıntısına bağlı gelişen bir belirtidir. Çocuklarda sinüzitin en önemli bulgularından biri uzun süreli öksürüktür.
Sinüzit belirtileri, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, yüz ve baş ağrısı, koku kaybı ve halsizlik gibi şikâyetlerle kendini gösterir. Belirtilerin 10 günden uzun sürmesi veya sık tekrarlaması durumunda mutlaka Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına başvurulmalıdır.
SİNÜZİT KOMPLİKASYONLARI
Kronik sinüzit: Akut sinüzitin uygun şekilde tedavi edilmemesi durumunda hastalık kronikleşebilir. Bu tabloda burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ve yüz ağrısı aylarca sürebilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür.
Orbital komplikasyonlar (göz çevresi sorunları): Sinüslerin göz çukuruna yakınlığı nedeniyle enfeksiyon göz çevresine yayılabilir. Göz kapağında şişlik, kızarıklık, ağrı ve ileri vakalarda görme kaybı gelişebilir.
Orbital apse: Göz çevresinde iltihap birikmesi sonucu apse oluşabilir. Bu durum acil tedavi gerektirir ve cerrahi müdahale gerekebilir.
Beyin zarı iltihabı (menenjit): Sinüs enfeksiyonu nadiren beyin zarlarına yayılabilir. Şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, ense sertliği ve bilinç değişikliği ile seyreder. Hayati risk taşır.
Beyin apsesi: Sinüzite bağlı enfeksiyonun beyin dokusuna yayılması sonucu gelişir. Nadir görülür ancak çok ciddi bir komplikasyondur ve acil cerrahi ve yoğun bakım gerektirir.
Kemik iltihabı (osteomiyelit): Özellikle frontal sinüs enfeksiyonlarında, alın kemiğinde iltihap gelişebilir. Alında şişlik, ağrı ve ateş ile kendini gösterir.
Orta kulak iltihabı: Sinüslerdeki iltihap, östaki borusu yoluyla orta kulağa yayılabilir. Kulak ağrısı, dolgunluk ve işitme azalması görülebilir.
Koku alma bozukluğu: Uzun süreli sinüzitte koku alma duyusu azalabilir veya geçici olarak kaybolabilir. Bazı hastalarda bu durum kalıcı hâle gelebilir.
Genel enfeksiyon yayılımı (sepsis): Çok nadir olmakla birlikte, sinüzit etkeni mikroorganizmalar kana karışarak sepsise yol açabilir. Bu durum acil ve hayati bir tablodur.
En sık komplikasyon kronik sinüzittir. Göz ve beyinle ilişkili komplikasyonlar hayati risk taşır. Erken ve doğru tedavi komplikasyonları büyük ölçüde önler.
SİNÜZİT NASIL GEÇER?
Sinüzitin geçmesi için öncelikle akut mu, kronik mi olduğu ve altta yatan nedenin (alerji, burun eti, deviasyon vb.) belirlenmesi gerekir. Nedene yönelik tedavi, kalıcı iyileşmenin temelidir.
İlaç tedavisi: Akut sinüzitte doktorun uygun gördüğü antibiyotikler, burun spreyleri ve ağrı kesiciler enfeksiyonun kontrol altına alınmasını sağlar. Alerjik zeminde ise antihistaminikler ve kortizonlu burun spreyleri etkilidir.
Burun yıkama: Tuzlu su (serum fizyolojik) ile düzenli burun yıkama, sinüs içindeki koyu mukusun atılmasını kolaylaştırır. Burun kanallarının açılmasına ve iyileşmenin hızlanmasına yardımcı olur.
Bol sıvı tüketimi: Yeterli su içmek mukusun incelmesini sağlar. Akışkan hâle gelen mukus sinüslerin kendini temizlemesini kolaylaştırır.
Dinlenme ve bağışıklığı destekleme: İstirahat, dengeli beslenme ve uyku bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun enfeksiyonla daha etkili mücadele etmesini sağlar.
Alerji kontrolü: Alerjik riniti olan kişilerde alerji tedavisi yapılmadan sinüzitin geçmesi zordur. Alerjenlerden uzak durmak ve düzenli tedavi sinüzit ataklarını azaltır.
Tetikleyicilerden kaçınma: Sigara dumanı, hava kirliliği, tozlu ortamlar ve ani ısı değişiklikleri sinüziti kötüleştirir. Bu etkenlerden uzak durmak iyileşmeyi hızlandırır.
Evde destekleyici uygulamalar: Ilık buhar, nemli ortam ve başın hafif yüksek tutulması sinüslerin boşalmasına yardımcı olabilir. Ancak bu yöntemler tıbbi tedavinin yerine geçmez.
Cerrahi tedavi: İlaç tedavisine yanıt vermeyen kronik sinüzitte veya burun eti, polip, deviasyon gibi yapısal sorunlar varsa sinüs ameliyatı gerekebilir. Cerrahi, sinüs kanallarını açarak kalıcı rahatlama sağlar.
Akut sinüzit çoğu zaman ilaç ve burun bakımıyla geçer. Kronik sinüzitte altta yatan neden mutlaka tedavi edilmelidir. Cerrahi, dirençli vakalarda etkili ve kalıcı bir çözümdür.
SİNÜZİTE NE İYİ GELİR?
Burun yıkama (tuzlu su): Tuzlu su veya serum fizyolojik ile düzenli burun yıkama, sinüs içindeki koyu mukusun temizlenmesini sağlar. Sinüs kanallarının açılmasına ve basınç hissinin azalmasına yardımcı olur.
Bol sıvı tüketimi: Yeterli miktarda su içmek mukusun incelmesini sağlar. Akışkan hâle gelen mukus sinüslerin kendini temizlemesini kolaylaştırır.
Ilık buhar uygulaması: Ilık buhar solumak burun içindeki kuruluğu azaltır ve sinüs drenajını destekler. Özellikle tıkanıklık hissini geçici olarak rahatlatabilir.
Dinlenme ve uyku: Vücudun enfeksiyonla savaşabilmesi için yeterli dinlenme önemlidir. Düzenli uyku bağışıklık sistemini güçlendirir.
Alerji kontrolü: Alerjik riniti olan kişilerde alerji tedavisi sinüzit şikâyetlerinin azalmasına yardımcı olur. Alerjenlerden uzak durmak önemlidir.
Sigara dumanından uzak durmak: Sigara ve pasif içicilik burun mukozasını tahriş eder. Dumanlı ortamlardan kaçınmak sinüzitin iyileşmesini destekler.
Nemli ortam sağlamak: Kuru hava burun mukozasını kurutur. Ortam nemlendiricileri sinüslerin rahatlamasına katkı sağlar.
Ilık ve besleyici gıdalar: Çorba gibi ılık sıvı gıdalar boğazı rahatlatır ve vücudun sıvı ihtiyacını destekler. Dengeli beslenme bağışıklığı güçlendirir.
Doktorun önerdiği ilaçlar: Ağrı kesiciler, burun spreyleri ve gerekli durumlarda antibiyotikler sinüzit tedavisinde etkilidir. İlaçlar mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalıdır.
Tetikleyicilerden kaçınma: Soğuk hava, ani ısı değişiklikleri, tozlu ve kirli ortamlar sinüzit şikâyetlerini artırabilir. Bu etkenlerden uzak durmak iyileşmeyi hızlandırır.
En etkili destek burun yıkama ve bol sıvıdır. Alerji ve sigara sinüziti kötüleştirir.
SİNÜZİT TEŞHİSİ NASIL KONUR?
Sinüzit tanısı, klinik muayene ve hasta öyküsü ile başlar. KBB uzmanları burun ve sinüsleri inceler ve gerekirse röntgen, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans (MR) görüntüleme ister. Ayrıca laboratuvar testleri ile enfeksiyonun nedeni belirlenebilir.
SİNÜZİT RİSKLERİ
Sinüzit riskleri, alerjik rinit, astım, geniz eti büyümesi, sigara kullanımı ve sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları ile artar. Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde sinüzit daha kolay kronikleşebilir.
SİNÜZİT TEDAVİSİ
Sinüzit tedavisi, hastalığın akut ya da kronik olmasına, altta yatan nedene ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanır. Amaç; sinüs kanallarını açmak, iltihabı azaltmak, enfeksiyonu kontrol altına almak ve tekrarını önlemektir.
İlaç Tedavisi: İlaçla sinüzit tedavisi, özellikle akut sinüzitte ilk tercih edilen yöntemdir. Burun spreyleri, ödemi azaltarak sinüs kanallarının açılmasına yardımcı olur. Ağrı kesici ve ateş düşürücüler yüz ağrısı ve baş ağrısını hafifletir. Gerekli durumlarda doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Antibiyotikler yalnızca bakteriyel sinüzitte etkilidir ve bilinçsiz kullanımından kaçınılmalıdır.
Burun Yıkama (Nazal Lavaj): Burun yıkama, sinüzit tedavisinin en etkili destek yöntemlerinden biridir. Tuzlu veya deniz suyu içeren solüsyonlarla yapılan nazal lavaj, sinüslerde biriken mukusun temizlenmesine yardımcı olur. Düzenli uygulandığında burun tıkanıklığını azaltır ve ilaçların etkisini artırır.
Alerji Tedavisi: Alerjiye bağlı sinüzit vakalarında, yalnızca sinüziti değil alerjik riniti de kontrol altına almak gerekir. Antihistaminikler ve alerjiye yönelik burun spreyleri, burun içi şişliği azaltarak sinüslerin daha rahat boşalmasını sağlar. Alerji kontrol altına alınmadan yapılan sinüzit tedavileri kalıcı sonuç vermez.
Destekleyici Tedaviler: Destekleyici sinüzit tedavileri, iyileşme sürecini hızlandırmayı amaçlar. Bol sıvı tüketimi mukusun incelmesini sağlar. Buhar uygulamaları burun içinin nemlenmesine yardımcı olur. Dinlenme ve bağışıklık sistemini destekleyen yaşam tarzı değişiklikleri tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır.
Kronik Sinüzit Tedavisi: Kronik sinüzit tedavisi, daha uzun süreli ve çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. Uzun süreli burun spreyleri, düzenli burun yıkama ve altta yatan anatomik ya da alerjik sorunların tedavisi ön plandadır. Kronik vakalarda tedavinin başarısı, düzenli takip ile yakından ilişkilidir.
Sinüzit Ameliyatı (Cerrahi) Tedavisi: Sinüzit ameliyatı, ilaç tedavisine yanıt vermeyen veya sık tekrarlayan kronik sinüzit hastalarında gündeme gelir. Endoskopik sinüs cerrahisi ile tıkalı sinüs kanalları açılır ve sinüslerin doğal drenajı sağlanır. Günümüzde bu ameliyatlar kapalı yöntemle, dokuya en az zarar verecek şekilde uygulanmaktadır.
Diş Kaynaklı Sinüzit Tedavisi: Diş kaynaklı sinüzit, yalnızca sinüs tedavisi ile düzelmez. Üst çene dişlerindeki enfeksiyonun tedavi edilmesi gerekir. Diş tedavisi ile birlikte uygulanan sinüzit tedavisi kalıcı iyileşme sağlar.
Sinüzit tedavisi, ilaçlar, burun yıkama, alerji kontrolü ve gerekli durumlarda cerrahi yöntemleri kapsar. Tedavi planı, sinüzitin türüne ve nedenine göre kişiye özel olarak belirlenmelidir. Uzun süren veya sık tekrarlayan sinüzit şikâyetlerinde Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına başvurulması büyük önem taşır.
SİNÜZİTTEN KORUNMA VE NASIL ÖNLENİR?
Sinüzitten korunmak için, burun hijyenine dikkat etmek, sigara ve pasif duman ortamlarından uzak durmak, grip ve soğuk algınlığına karşı önlem almak gerekir. Alerjenlerden kaçınmak ve bağışıklığı güçlendiren beslenme alışkanlıkları sinüzit riskini azaltır.
SİNÜZİT BİTKİSEL TEDAVİSİ
Sinüzit bitkisel tedavisi, buhar inhalasyonu, tuzlu su ile burun yıkama ve doğal antiinflamatuvar bitkiler (zencefil, kekik, okaliptüs) ile desteklenebilir. Bitkisel yöntemler yalnızca destekleyici olup enfeksiyonun ciddiyetine göre doktor kontrolü şarttır.
SİNÜZİT BESLENME
Sinüzit beslenmesi, bol su, taze meyve ve sebze, antioksidan açısından zengin besinler ile olmalıdır. İşlenmiş gıdalar ve aşırı şeker sinüzit riskini artırabilir. Omega-3 yağ asitleri ve probiyotikler bağışıklığı güçlendirerek sinüzit semptomlarını hafifletebilir.
SİNÜZİT ANKARA’DA NEREYE GİDERİM?
Ankara’da sinüzit tedavisi, özel hastane, üniversite hastanesi, KBB hastanesi, devlet hastanesi ve tıp merkezlerinde yapılmaktadır. Magnet Hastanesi gibi modern merkezlerde hem medikal hem cerrahi tedavi olanakları sunulmaktadır.
SİNÜZİT MAGNET HASTANESİ’NDE TEŞHİS VE TEDAVİSİ
Magnet Hastanesi, görüntüleme cihazları ve deneyimli KBB doktorları ile sinüzit tanısı koyar ve uygun tedavi planını oluşturur. Hem medikal hem cerrahi yöntemler hastane bünyesinde uygulanabilir. Bilgi ve randevu için 0312 212 80 80 danışma hattını arayabilirsiniz.
SIK SORULAN SORULAR
Sinüzit tekrarlayıcı mıdır?
Evet, özellikle alerjik veya kronik sinüzitlerde tekrar edebilir.
Antibiyotik ne zaman gereklidir?
Sadece bakteriyel sinüzitte, doktor kontrolünde kullanılır.
Evde bakım yöntemleri nelerdir?
Burun yıkama, buhar inhalasyonu ve istirahat önerilir.
Çocuklarda sinüzit ciddi midir?
Genellikle ciddi değildir, ancak tedavi edilmezse komplikasyon riski artar.
Sinüzit nedir?
Sinüzit, burun ve çevresindeki sinüs boşluklarının iltihaplanmasıdır. Mukus birikimi ve tıkanıklık ile kendini gösterir. Akut sinüzit kısa süreli, kronik sinüzit ise 12 haftadan uzun süren belirtilerle görülür.
Sinüzit nasıl anlaşılır?
Sinüzit belirtileri, burun tıkanıklığı, mukus akıntısı, yüz ve diş bölgesinde ağrı, baş ağrısı, koku kaybı ve boğuk ses olarak öne çıkar. Ateş ve halsizlik akut vakalarda görülebilir.
Sinüzit bulaşıcı mıdır?
Sinüzit, doğrudan bulaşıcı değildir. Ancak viral enfeksiyon kaynaklı sinüzitler üst solunum yolu hastalıklarıyla birlikte ortaya çıkabilir.
Sinüzit nasıl tedavi edilir?
Sinüzit tedavisi, enfeksiyonun türüne bağlıdır. Akut viral sinüzitte semptomatik tedavi ve istirahat yeterlidir. Bakteriyel sinüzitte antibiyotik, kronik sinüzitte medikal tedavi ve sinüzit ameliyatı gibi yöntemler uygulanabilir.
Sinüzit ne kadar sürer?
Akut sinüzit genellikle 2–4 hafta sürer. Subakut sinüzit 4–12 hafta, kronik sinüzit ise 12 haftadan uzun süren ve tekrarlayan semptomlarla kendini gösterir.
Çocuklarda sinüzit belirtileri nelerdir?
Çocuklarda sinüzit, burun tıkanıklığı, horlama, ağızdan nefes alma, sık öksürük ve düşük ateşle kendini gösterir. Ayrıca iştah kaybı ve uyku düzensizlikleri görülebilir.
Sinüzitten korunmak için ne yapılmalı?
Sinüzitten korunmak için, burun hijyenine dikkat etmek, alerjenlerden uzak durmak, sigara ve pasif duman ortamlarından kaçınmak, grip ve soğuk algınlığı önlemleri almak önemlidir.
Sinüzit evde geçer mi?
Hafif viral sinüzitler genellikle evde istirahat, bol sıvı tüketimi, tuzlu su ile burun yıkama ve buhar inhalasyonu ile 1–2 hafta içinde geçebilir. Ancak bakteriyel veya kronik vakalarda mutlaka doktor tedavisi gerekir.
Sinüzit antibiyotikle geçer mi?
Sadece bakteriyel sinüzitte antibiyotik gereklidir. Viral sinüzitte antibiyotik etkili olmaz ve gereksiz kullanımı direnç oluşumuna yol açar.
Sinüzit komplikasyonları nelerdir?
Tedavi edilmemiş sinüzit, göz çevresi enfeksiyonları, beyin apsesi, menenjit ve kronik sinüzite yol açabilir. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde risk yüksektir.
Sinüzit hangi bölüme bakar, hangi doktor?
Sinüzit, KBB uzmanları tarafından değerlendirilir. Çocuklarda Çocuk KBB, yetişkinlerde KBB doktorları tedavi sürecini yürütür.