Ana Sayfa

Psikiyatri

Psikiyatri, normal hayatın sürdürülmesini engelleyen sorunlar ortaya çıktığında devreye girer ve çeşitli terapi yöntemleri uygulayarak çözüm sunar. 

Terapiler aile, evlilik, cinsellik, davranış bozukları, bağımlılıklar, korkular, iletişim problemleri, takıntılar, ev iş hayatındaki başarısızlıklara kadar geniş yelpazeye sahiptir.

Psikiyatri polikliniğine başvuran hastalarda, depresyon, kaygı (anksiyete), panik atak, takıntı (obsesif-kompulsif), uyum sorunu, sınav kaygısı,

evlilik ve cinsel sorunlar, fobi, alkol ve sigara gibi madde bağımlılığı en sık rastlanan psikolojik rahatsızlıklar arasındadır. 


Psikiyatri Nedir?

Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve hastalıkların tanılanması ardından tedavi planlaması yapılması ve tedavi edilmesidir.


Erişkin psikiyatri ve çocuk psikiyatri olarak ikiye ayrılan bir tıp dalıdır. Ana ilgi alanı beyin hastalıklarıdır. Bu alanda her gün akıl hastalığı, akıl hastalığı, nevrotiklik denen durumlar vardır. Bu hastalıklar düşünce, davranış ve duygulardaki değişiklikler olarak kendini gösterir. Psikiyatri, bu hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenir.


Tüm işlevler gibi, insanın hayatta kalmasını etkileyen işlevler de fiziksel ve dış koşullardan etkilenir. Akıl hastalığının başlangıcı sırasında, vücuttaki ve dış ortamdaki değişikliklerin etki derecesi hastalıktan hastalığa değişebilir. Örneğin, beyin tümörlerinin neden olduğu akıl hastalığı üzerinde fiziksel faktörler en büyük etkiye sahip olsa da, dış faktörler zihinsel travmanın belirleyicileridir ve zihinsel travma, olağanüstü deneyimlere bir yanıttır.


Hastalığın özelliklerine göre ruhsal hastalığı tedavi etmek için farklı yöntemler kullanılmaktadır. Doğrudan vücuda uygulanan yöntemlerin (ilaç, elektrokonvülsif terapi gibi) yanı sıra; kişilerin duygusal ve zihinsel özelliklerini veya kişilerarası değişkenleri (psikoterapi) hedefleyen psikiyatrik tedavi yöntemleri de mesleğimizin içinde yer almaktadır. 


Erişkin Psikiyatri

Erişkin psikiyatri; depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, şizofreni, travma sonrası stres bozukluğu, panik atak, kaygı bozuklukları, manik-depresif bozukluk, psikoz, sosyal fobi, diğer fobiler, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), uyku ve uyku bozuklukları, bağımlılık şeklindedir.


Erişkin psikiyatri alanında sıklıkla görülen rahatsızlıklar;

  • Bağımlılık

  • Depresyon

  • Psikoz

  • Sosyal fobi

  • Bipolar bozukluk

  • Şizofreni

  • Travma sonrası stres bozukluğu

  • Kaygı bozukluğu

  • Anksiyete

  • Obsesif kompulsif bozukluk (OKB)

  • Paranoid kişilik bozukluğu

  • Geriatrik bozukluk

  • Uyku ve uyku bozuklukları


Çocuk Psikiyatri

Çocuk psikiyatrisi üzerine dilediğiniz dönem müracaat edebilirsiniz. Çocuğunuzda psikolojik rahatsızlıklar görülmese bile başvurabilirsiniz. 


Psikiyatri, çocuğu tanımak ve kavrayabilmek için bire bir yaklaşımdır. 


Örneğin; bebeğin uyku ve beslenme alışkanlıkları nasıl olmalı sorusu, duygusal veya davranışsal belirtilere sahip olabilecek uygulamalar, çocukların günlük yaşamı, okul başarısı, aile ilişkileri ve arkadaşlarıyla uyumu detaylı bir şekilde analiz edilebilmektedir. 


  • Down sendromu

  • Akran zorbalığı

  • Otizm

  • Disleksi

  • Kaygı bozukluğu

  • Öğrenme güçlüğü

  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

  • Çocuk ve ergenlerde bipolar bozukluk

  • Çocukluk depresyonu

  • Karşı gelme bozukluğu

  • Okul olgunluğu

  • Çocuklarda yeme bozukluğu

  • Çocuklarda tik bozukluğu

Psikolojik Rahatsızlıklar Üzerine Tedavi ve Tanı Süreci

Psikiyatri hastalıklarının tanısının konulabilmesi için bireyin davranış ve duygusal bozukluklarının bir süre izlenmesi gerekir. Teşhis aşaması görüşme, teşhis mülakatları ve psikometrik testlerden oluşmaktadır. 


Görüşmede hasta şikayetlerini sözlü olan hekimle paylaşır. Hastalıkların tanısının konulmasında birincil önemi taşımaktadır. Teşhis mülakatları standart sorulardan oluşan testler yardımıyla hastalıkların teşhisi yapılır.

Psikiyatrik hastalıkların teşhisinde kullanılan psikometrik testler ise hastaların hekimin sorduğu sorulara cevap vermesi ya da dijital ortamda yapılan işlemler sonucu hastalık teşhisini koymada yardımcı işlemlerdir.


Tanı konulduktan sonra tedavi planlaması yapılması gereklidir. Tedavinin amacı ise bireyi her anlamda sağlıklı biri haline getirmektir. hastaya verilecek ilaçlar, bazı yöntemler (EKT, TMU gibi) ve psikoterapiler sayesinde hastalıklar psikiyatrik tedavi başarıyla sonuç verebilir. Tedaviler hastalığın derecesine göre değişkenlik gösterebilir. Bazı hastalar ayaktan tedavi edilirken bazı hastalarda yatarak tedavi gerekir.

Psikiyatri Biriminin İlgilendiği Rahatsızlıklar

  • Uyku bozukluğu

  • Psikotik bozukluklar

  • Yaşlılık psikiyatrisi

  • Fobiler

  • Depresyon

  • Bipolar hastalık tedavisi

  • Aile ve evlilik

  • Obsesif kompulsif bozukluklar

  • Davranış bozuklukları

  • Okul korkusu


Fiziksel ve ruhsal sağlık bir bütün olarak ele alınmalıdır. Fiziksel sağlığa ve hastalıkların tedavisi ve iyileşmesine nasıl dikkat edileceğine ilişkin olarak, ruh sağlığı da bozulabilir ve tedavi ve iyileşme gerektirebilir.


Ruh sağlığı kötüleştiğinde, bu fiziksel sağlığın bozulmasına neden olabilir. Ruhsal bozukluklar fiziksel belirtiler olarak kendini gösterir. Psikolojik rahatsızlıklar tedavisinde genellikle ilaç ve psikoterapi ile uygulanmaktadır. İlaç tedavisi gibi psikoterapi de uzmanlar tarafından belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Bu nedenle psikiyatrik tedavi başarılı olabilir.


Psikotik Rahatsızlıklar

Psikolotik rahatsızlıklar insanların gerçekliği değerlendirmesini etkiler. Hayatı idame ettirme yolunda riskli ve ciddi akıl hastalıkları bulunmaktadır. Şizofreni ve obsesif bozukluk; günümüz dünya düzeninde en yaygın psikozdur. Psikoz nöbetlerinde hasta, bilinç dışı davranışlarda bulunabilmektedir. 


Şizofreni

Şizofreni bir beyin hastalığıdır. Toplumdaki görülme sıklığı% 0,8 ile% 1 arasındadır. Cinsiyet denkliği etkilenmektedir. 


Şizofreni, gerçekliği değerlendirme, duyguları kontrol etme, net düşünme, yargıda bulunma ve iletişim kurma becerilerini etkiler. Zeka seviyesiyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Şizofreninin semptomları genellikle pozitif ve negatif semptomlar olarak ikiye ayrılır.


Hezeyanlar (Sanrılar)

Somut kanıt olmasa bile, kişi yanlış bir inanca, şüphe duymadan inanır. Bunları ikna edici bir şekilde değiştirmek imkansızdır. Sanrılı kişi, işkence gördüğünü, özel yetenekleri veya yetenekleri olduğunu ve düşüncelerinin ve davranışlarının dış güçler tarafından kontrol edildiğini düşünebilir.

 

Halüsinasyonlar (Varsanı)

Psikiyatri alanında en yaygın halüsinasyon türü işitmedir. Kişi hayali bir ses duyduğunu düşünür. Bazen şizofreni hastaları bu sesleri uzun süre konuşmak için kullanırlar ve bu sesler hastaya hareketleri hakkında komutlar verebilir. Daha az yaygın halüsinasyon türlerinde görme, hissetme, tatma veya koku alma gibi olaylar meydana gelebilir.Bu olaylar gerçek değildir, ancak hastaya gerçek görünür.


Düşünce Bozukluğu

Düşünce bozukluğu yaşayan kişi, kısa süreli ve uzun süreli aralıklarla konuştuğu ve yaptığı olgularda çelişkiye düşebilmektedir. Çoğu zaman neyi, ne zaman ve nasıl söylediği konusunda dehşete kapılabilir hatta unutabilir. 


Duygu İfadesinde Donukluk

Şizofreni hastaları genellikle duygusal olarak "donuk" hissederler ve çevrelerinde olup bitenlere tepki vermezler. Yüz ifadelerini, davranışlarını veya tonlamalarını değiştirerek duygusal tepkilerini ifade edemezler. 


Toplumdan Geri Çekilme

Şizofreni, insanların motivasyonunu azaltabilir ve insanların iş hayatına veya sosyal faaliyetlere katılmasını zorlaştırabilir. Hastalar kıyafet yıkamak, yemek pişirmek gibi günlük işlerden uzak durmakta, aşırı durumlarda kişisel hijyenini sağlayamamakta ve kendilerine bakamamaktadır.


Bipolar Bozukluk 

Erişkin psikiyatri ve çocuk psikiyatri alanında sıklıkla görülebilen bir rahatsızlıktır. Bipolar bozukluk, kişinin aniden kendini çok iyi hissetmesine, ardından bir süre sonra küçülmesine neden olabilir. Bipolar bozukluk, bir kişinin ruh halini manik depresyon tanımına uydurabilir. Bu nedenle hastalık teşhisi aşamasında bir psikolog tarafından değerlendirilmesi oldukça önemlidir.


Bipolar bozukluğun en büyük özelliği insanların aşırı duygusallığıdır. Bipolar bozukluk en üst düzeyde olduğunda kişi hiperaktif hale gelir ve kendini çok mutlu hisseder. Ancak depresyona girdiğinde kendisini dış dünyadan soyutlayabilir ve hatta intihar eğilimi gösterebilir.


Bipolar Bozukluğun Nedenleri

Bipolar bozukluğun kesin nedeni henüz bilinmemekle birlikte, kişilere bipolar bozukluk tanısı konulmasına neden olan birçok faktörün birlikte geliştiği öngörülmektedir. Bu faktörler arasında psikiyatri; beyindeki kimyasal dengesizlikler, genetik transfer ve tetikleyici faktörleri inceler.


Beyindeki Kimyasal Dengesizlik

Bipolar bozukluğun sonucu, beynin kimyasal dengesindeki bir dengesizlik olabilir. Beyin işlevlerini kontrol eden kimyasallara nörotransmitterler denir. Bir veya daha fazla nörotransmitter dengede değilse, bipolar bozukluk belirtileri ortaya çıkabilir.


Genetik

Bazı durumlarda, bipolar bozukluk genetik olarak ilişkilidir. Ailedeki birinci derece akrabalardaki genetik aktarım, psikolojik rahatsızlıklar açığa çıkarabilmektedir. Bipolar bozukluğu olan anne, baba veya kardeşlere bir doktora görünmelerini tavsiye edin. Bununla birlikte, tek bir gen bipolar bozukluğa neden olamaz. Belirli genetik ve çevresel faktörler tetikleyici olarak kabul edilir.


Tetikleyici Unsurlar

Yaşanan stresli durumlar veya travma genellikle bipolar bozukluk için tetikleyicidir. Bunlar; bir ilişkinin sona ermesi, fiziksel, cinsel veya duygusal istismar, yakın aile bireylerinin veya sevdiklerinin ölümü veya beyin travması da bipolar bozukluğu tetikleyebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Psikiyatri demek, ruhsal bozuklukların ve hastalıkların tanılanması ardından tedavi planlaması yapılması ve tedavi edilmesidir. Erişkin psikiyatri ve çocuk psikiyatri olarak ikiye ayrılan bir tıp dalıdır. Ana ilgi alanı beyin hastalıklarıdır. Bu alanda her gün akıl hastalığı, akıl hastalığı, nevrotiklik denen durumlar vardır. Bu hastalıklar düşünce, davranış ve duygulardaki değişiklikler olarak kendini gösterir. Psikiyatri, bu hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenir.

Şizofreni bir beyin hastalığıdır. Toplumdaki görülme sıklığı% 0,8 ile% 1 arasındadır. Cinsiyet denkliği etkilenmektedir. Şizofreni, gerçekliği değerlendirme, duyguları kontrol etme, net düşünme, yargıda bulunma ve iletişim kurma becerilerini etkiler. Zeka seviyesiyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Şizofreninin semptomları genellikle pozitif ve negatif semptomlar olarak ikiye ayrılır.

Psikiyatri alanında en yaygın halüsinasyon türü işitmedir. Kişi hayali bir ses duyduğunu düşünür. Bazen şizofreni hastaları bu sesleri uzun süre konuşmak için kullanırlar ve bu sesler hastaya hareketleri hakkında komutlar verebilir. Daha az yaygın halüsinasyon türlerinde görme, hissetme, tatma veya koku alma gibi olaylar meydana gelebilir.Bu olaylar gerçek değildir, ancak hastaya gerçek görünür.

Erişkin psikiyatri ve çocuk psikiyatri alanında sıklıkla görülebilen bir rahatsızlıktır. Bipolar bozukluk, kişinin aniden kendini çok iyi hissetmesine, ardından bir süre sonra küçülmesine neden olabilir. Bipolar bozukluk, bir kişinin ruh halini manik depresyon tanımına uydurabilir. Bu nedenle hastalık teşhisi aşamasında bir psikolog tarafından değerlendirilmesi oldukça önemlidir.