Ana Sayfa

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Çocuk sağlığı ve hastalıkları salt bebeklik dönemine değil; yetişkin çağa da izini bırakabilecek şiddette olabilir. Çocukluktan erişkinliğe yaşamın her dönemi çok önemlidir ancak çocukluk çağı özel ilgi gerektiren bir dönemdir. İnsanlar doğumdan ölüme değin sürekli değişen bir sirkülasyon içerisinde olurlar. 

Çocukluk çağında; yavaş yavaş başlayan pek çok erişkin hastalığının önlenmesi, ancak bu dönemde alınan önlemlerle ve erken tanı ile mümkün olabilir.

Önlenebilir erişkin hastalıkları arasında saydığımız hipertansiyon, obezite, kalp ve damar hastalıkları ve diyabet; çocukluk çağında uygun beslenme ve spor yapma alışkanlığı kazandırılması ile durdurulabilir. Bunun için de büyümenin çok yakından izlenmesi, belirli aralıklarla standart büyüme eğrilerinde değerlendirilmesi ve normalden sapmaların erken tanınıp çocuk hastalıkları içerisinde kalıcı etkiler yaratmadan önlenmesi gerekmektedir. 

Erken yaşta yaşanan kronik böbrek hastalıkları ve böbrek yetmezlikleri ve çocukluk çağı üriner enfeksiyonları gibi bir takım hastalıkların, erken tanı ve tedavisi ile büyük ölçüde azaltılabileceği görülmüştür.

Erken Teşhisi Hafife Almayın

Çocuk sağlığı ve hastalıkları arasında göz tembelliği gibi kalıcı görünen; ancak erken teşhiste önlenebilir rahatsızlıklar da vardır. Doğum esnasında ortaya çıkabilen ve sıklıkla rastlanan bu göz rahatsızlığı; yanında şaşılığı getirmiyorsa, göz doktoru tarafından muayene olmadan, ailelerin fark etmesi mümkün değildir. Ebeveynlerin düştüğü en büyük hata; çocuğa işitme ve görme muayenesini yaptırmakta gecikmeleridir. 

Hafif ya da ağır işitme kayıpları olan çocukların çoğunda tanı, üç yaşından sonra konulmaktadır. 3 yaşın ardından çocuğun işitme ve görme yetileri oturmuş olup, muayeneye elverişli hale gelmektedir. Çocuğunuzda görme ve işitme kayıplarından birinden şüpheleniyorsanız; bazen okumaya başlamakta isteksizlik, öğrenme güçlüğü, derse ilgisizlik ve konsantrasyon bozukluğu gibi semptomları gözlemleyebilirsiniz

Çocuk Hastalıkları Erken Teşhisi Neden Önemlidir?

Zeka gelişiminin en hızlı başladığı 4-7 yaş aralığı, beynin bir sünger gibi yararlı ve zararlı her türlü bilgiyi, süzmeden çektiği bir dönemdir. Genetik, çevresel, beslenme, oyun ve ebeveyn-çocuk arasındaki iletişim gibi daha bir faktöre göre gelişen beyin gelişimi, 17-18 yaşına değin hızla devam eder. 

Beyin gelişiminin en hızlı olduğu dönemlerde, gelişmenin ve yaşanan deneyimlerin daha sonraki okul başarısını, gençlik ve erişkinlik dönemi karakterini biçimlendirdiği görüşünden hareketle konunun önemini daha da vurgulayabiliriz. Sadece tıbbi bakım değil; periyodik kontrollerde anne ve çocuk sağlığı hakkında da ebeveynlere bilgi ve destek sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinden özellikle çocuk gelişimi hakkında gerekli bilgi ve desteği edinebilirsiniz. 


Doğum sonrasından itibaren bebek, aşı sürecine girer ve rahatsızlığı varsa, erken tanı üzerine analizi yapılır. Ailelerin burada dikkat etmesi gereken en önemli husus; bebeğin 1 yaşına gelmesiyle oluşan "sağlık kontrolünü kesme" algısıdır. 1-6 yaş aralığına kadar gizlenen veya oluşabilecek rahatsızlıkları öngörme, çocuk sağlığı ve hastalıkları açısından oldukça önemlidir. 


Ebeveynlerin unutmaması gereken bir diğer husus ise; düzenli kontrollerin yapılmamasından kaynaklanan aşı aksamasıdır. Bebeğin ergenliğe kadar uzanan rutin aşı aralığı olmalıdır. Bu gibi durumlarda sağlık kuruluşlarından faydalanabilir; sakatlık durumlarında destek alabilir , zahmetli ve masraflı tedavi gereksinimlerini de azaltabilirsiniz. 


Anne ve çocuk sağlığı üzerine destek ve bilgi almak isterseniz Ankara Magnet Hastanesi online randevu sistemimizden faydalanabilirsiniz. 

Kemik Yaşı Nedir?

Kemik yaşı bir bireyin gerçek biyolojik yaşını göstermektedir.  Kemikleşme noktalarının kapanma sınırı; kız çocuklarında 18 yaş, erkek çocuklarında ise 19 yaş olarak kabul edilmektedir.  Kemik yaşının belirlenmesi, el bilek kemiklerinin çekilen röntgeni ile anlaşılır. 

Boyu kısa kalmış olan her yetişkinin, sol el ve bileğinin röntgeni çekilerek, kemik olgunlaşması tespit edilir.  Bu yöntemle iskelet olgunlaşması hakkında bilgiler edinilir. Belirli kemik yaşı atlasları baz alınarak, çocuğun takvim yaşından çok; iskelet olgunlaşması hakkında detaylı bilgi edinilir.

Kemik Yaşı Hesaplanmasının Önemi Nedir?

Tiroit, gonadları ve pitüiter glandları etkileyen endokrin hastalıklarının teşhisi için; kemik yaşının saptanması büyük bir önem taşımaktadır. Çocukların kronolojik yaşına göre daha kısa boylu ya da uzun boylu olması durumunda, bunun radyolojik olarak değerlendirilmesi gerekir. Kemik büyümesi; sendromlarda, malformasyonda, beslenme alışkanlıklarında, kemik displazilerinde azalmaya yahut yükselmeye sebep olabilir. 


Çocuk hastalıkları ve sağlığı üzerinde oluşabilecek skolyoz gibi omurga ve kemik rahatsızlıklarında, boy farklılıklarını düzeltebilmek için kemik yaşı hesaplanmalıdır. Kemik yaşında anormallik olduğunu belirlemek için, en az iki standart deviasyon farkı bulunmalıdır. Bunu değerlendirmek için bir kaç metod bulunmasına rağmen, en çok kullanılan el ve bilek üzerinde oluşturulan kemik atlasıdır.


 El ve bileğin kemik yapıları bu standart ölçülerle karşılaştırılmakta ve kemik yaşı belirlenmektedir. Atlas içerisinde, her yaşa göre farklı olarak, sol el kullanılarak standartlar ve deviyasyonlar belirlenmiştir. Kemiklerde şekil bozukluğu, metabolik ve iskelet hastalıkları, eklemleri etkileyen hastalıklar olmadığı takdirde uygulanabilir. 


Sağlıklı olan çocuklarda takvim yaşı ile kemik yaşı arasında 1-2 yıllık bir fark olması, normal olarak değerlendirilebilir. Obez olan çocukların kemik yaşı diğer çocuklara ve kendi takvim yaşına göre daha ileridedir. Bunun yanı sıra çocukların erken ergenlik dönemine girmesi de kemik yaşının ileride olduğunun bir göstergesidir. 


Beslenme bozukluğu, erken teşhis konulmaması, metabolik rahatsızlıklar, büyüme hormonundaki eksiklikler; ergenliğin gecikmesine ve kemik yaşının takvim yaşından daha geri kalmasına sebebiyet verebilmektedir. 


Kemik Yaşı Tayininde Endikasyonlar ve Bulgular Nedir?


• Kısa boy ve geciken ergenlik dönemi

• Uzun boy ve erken ergenlik dönemi


Çocukların boyu hakkında dikkat edilmesi gerekenler nedir?


• Boyun ideal bir şekilde takip edilebilmesi için, yılda en az iki kere ölçüm yapılarak büyüme hızı tespit edilmelidir.

• Çocukların yaşıtlarıyla karşılaştırılması gerekir.

• Giysilerin ve ayakkabıların küçülmesini kontrol edin.

• Duvarda basit bir boy çizelgesi oluşturarak, boyun büyümesini takip edin.

• Boyun uzamasında sorun varsa, nasılsa uzar diye asla ihmal etmeyin.

Çocuklarınızda Besin Alerjisi

Bağışıklık sisteminin normalde zararlı olmayan bir etkeni, tehdit olarak algılayıp bir savunma mekanizması oluşturmasıyla alerjik semptom meydana çıkmaktadır. Çocuk hastalıkları içerisinde, yetişkinliğe değin sürebilecek olan kronik durum teşkil edebilir.

Alerjik reaksiyonu çok hassas olan çocuklarda, besini yemese bile, pişirildiği ortamda bulunması hatta besini yiyen kişi tarafından öpülmesi durumunda dahi vücudu tepki gösterebilir. 


Besin Alerjisi Belirtileri Neler Olabilir?


  • Nefes almada ve vermede güçlük

  • Yutkunmada zorlanma

  • Konuşmada güçlük yahut ses kısılması

  • Vücudun belirli bölgelerinde şişme ve kızarıklık

  • Mide bulantısı, kusma ya da ishal

  • Çok hızlı ya da çok yavaş kalp ritmi

  • Soluk mavi bir cilt ya da soğuk nemli bir cilt

  • Bilinçte kayıp


Alerjen besinin diyetten çıkarılmasıyla temel bir tedavi yöntemi oluşturulabilir. Eliminasyon diyeti olarak isimlendirilen bu tedavi diyetinde, alerjen besinin bulunduğu hiçbir besine yer verilmiyor.  Erken farkındalık oluşmaması durumunda rahatsızlık ölümcül boyuta ulaşabilmektedir. 

Çocuk Romatizması

Çocuk sağlığı ve hastalıkları için farkında olmak,  var olabilecek rahatsızlığın daima önlenmesini sağlar.  Romatizma rahatsızlığına dair, en bilinen yanlış; sadece erişkin ve yaşlılarda olmasıdır. 

"Çocuğunuzda eklem ağrıları, kas güçsüzlüğü, ateş ve ağızda çıkan yaralar romatizma belirtileri olabilir."

Ancak büyüme çağında olan bir çocuğun, kemik oluşumu ağrısıyla karıştırılmamalıdır. Fark edebileceğiniz en belirgin ayrım, uzun süren ve gündelik hayatı tehlikeye atacak kadar şiddetli olan bir ağrı yaşanmasıdır. 


Çocuk hastalıkları arasında romatizmada da erken teşhis son derece önemlidir. Eğer ihmal edilirse, çocuğun kas ve kemik gelişimi zarara uğrayabilir. Gelişim geriliğine sebep olarak sakatlanmalara bile yol açabilir. 

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuklara uygulanan testler çeşitlidir. Cilt testleri cilt yüzeyine uygulanır, can acıtan veya ağrı hissettiren bir test değildir. 1 aylık yeni doğmuş çocuğa bile uygulanabilmektedir. Test 15-20 dakika içinde sonuçlanır. Alerji deri testi ise alerjen maddeyi cilde damlatarak cildi delme esasına dayanmaktadır. Bu test oldukça hassastır, gözle değerlendirilir. Mutlaka deneyimli kişi tarafından yapılmalıdır.

Bebeklerde alerji olduğunu anlamanıza yardımcı olacak belirtiler. Bebeğin nefes alıp vermesinde sorun görülmesi, burun akıntısı, dışkıda kan, kabızlık, ishal, sürekli karın ağrısı, cilt üzerinde kızarıklıklar ve kabarma şeklinde özet geçilebilir.

Kemik yaşının belirlenmesi, el bilek kemiklerinin çekilen röntgeni ile anlaşılır. Boyu kısa kalmış olan her yetişkinin, sol el ve bileğinin röntgeni çekilerek, kemik olgunlaşması tespit edilir. Bu yöntemle iskelet olgunlaşması hakkında bilgiler edinilir. Belirli kemik yaşı atlasları baz alınarak, çocuğun takvim yaşından çok; iskelet olgunlaşması hakkında detaylı bilgi edinilir.

Çocuk hastalıkları ve sağlığı üzerinde oluşabilecek skolyoz gibi omurga ve kemik rahatsızlıklarında, boy farklılıklarını düzeltebilmek için kemik yaşı hesaplanmalıdır. Kemik yaşında anormallik olduğunu belirlemek için, en az iki standart deviasyon farkı bulunmalıdır. Bunu değerlendirmek için bir kaç metod bulunmasına rağmen, en çok kullanılan el ve bilek üzerinde oluşturulan kemik atlasıdır.