Lipödem (Ağrılı selülit)

Lipödem, “ağrılı selülit” olarak da bilinen bir tıbbi durumdur. Bu durum, genellikle kadınlarda görülen ve vücutta özellikle bacaklarda, kalçalarda, kollar ve bazen de boyun bölgelerinde aşırı yağ birikimi ile karakterizedir. Lipödem, vücuttaki yağ hücrelerinin anormal bir şekilde büyümesi ve dağılımıyla ilişkilidir.

Lipödem, selülit ile karıştırılmamalıdır. Selülit, cilt altı yağ hücrelerinin cilt yüzeyine doğru baskı uyguladığı ve portakal kabuğu görünümüne neden olan bir durumdur. Lipödem ise, selülitin aksine, cilt yüzeyine doğru bir baskı yapmaz, ancak bacakların veya kolların aşırı şişmiş ve şekilsiz bir görünüme sahip olmasına neden olur.

Lipödem kimlerde ve ne sıklıkta görülür?

Lipödem, genellikle kadınlarda görülen bir durumdur. Erkeklerde de lipödem olabilir, ancak bu durum oldukça nadirdir. Kadınlarda lipödem, ergenlik döneminden sonra ve özellikle 30’lu yaşlardan itibaren ortaya çıkma eğilimindedir. Menopoz dönemi de lipödem semptomlarının şiddetlenmesine neden olabilir.

Lipödem, dünya genelinde oldukça yaygın bir durumdur. Tam olarak ne kadar sıklıkta görüldüğü konusunda net verilere sahip olmak zor olsa da tahminlere göre kadınlarda lipödem yaygınlığı, toplumun yaklaşık %10 ila %17’si arasındadır. Ancak, bu oranlar coğrafi ve etnik farklılıklar nedeniyle değişebilir.

Lipödem genellikle aile geçmişi olan bireylerde daha yaygındır, bu da genetik yatkınlığın rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, hormonal faktörler de lipödem riskini artırabilir. Özellikle hormon tedavileri, doğum kontrol hapları ve hamilelik dönemleri lipödem gelişimiyle ilişkilendirilmiştir.

Lipödem teşhisi konulan hastalarda, genellikle vücut kitle indeksi (VKİ) normalden yüksektir ve kilo alımı lipödem semptomlarını daha da kötüleştirebilir. Bu nedenle, lipödem hastalarına kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam tarzı önerileri verilir.

Lipödem (Ağrılı selülit) nedenleri nelerdir?

  • Genetik yatkınlık: Aile geçmişinde lipödem öyküsü olan bireylerde bu durumun daha sık görüldüğü gözlemlenmiştir. Genetik faktörler, lipödem gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır.
  • Hormonal etkiler: Hormonal değişiklikler, lipödem gelişimini etkileyebilir. Özellikle ergenlik, hamilelik, doğum kontrol hapları kullanımı veya hormonal tedaviler gibi hormon düzeylerindeki değişiklikler lipödem riskini artırabilir.
  • Östrojen hormonu: Östrojen hormonunun, yağ hücrelerinin büyümesini ve dağılımını etkileyebileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, lipödem kadınlarda daha yaygın olarak görülür.
  • İnflamasyon: Lipödemli bölgelerde kronik düşük dereceli inflamasyonun varlığı gözlemlenmiştir. İnflamasyon, yağ hücrelerinin anormal büyümesine ve şişkinliğe yol açabilir.
  • Diğer etmenler: Yetersiz beslenme, obezite, hareketsiz yaşam tarzı ve stresin de lipödem gelişimine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.

Lipödem (Ağrılı selülit) belirtileri

Lipödem (ağrılı selülit) belirtileri, vücutta anormal yağ birikimi olan bölgelerde ortaya çıkar. Bu belirtiler şunları içerebilir:

  • Simetrik şişlik: Lipödem, genellikle vücudun her iki tarafında da simetrik olarak görülür. Yani, her iki bacak, her iki kol veya her iki kalça eşit derecede etkilenebilir.
  • Ağrı ve hassasiyet: Lipödem, etkilenen bölgelerde ağrı, hassasiyet ve bazen yanma hissi gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Bu ağrılar, dokunma, basınç veya hareket sırasında artabilir.
  • Yağ birikimi: Lipödemli bölgelerde anormal yağ birikimi gözlemlenir. Bu bölgeler genellikle normal kilolu veya hatta zayıf kişilerde bile belirgin bir şekilde şişkin olabilir.
  • Cilt dokusu: Etkilenen bölgelerde cilt, dokunulduğunda yumuşak veya sert hissedebilir. Cilt genellikle pürüzsüz ve sarkık değil, hatta düz ve gerilmiş görünebilir.
  • Kontür değişiklikleri: Lipödem, etkilenen bölgelerde normalde düzgün olan vücut hatlarında belirgin değişikliklere neden olabilir. Örneğin, bacaklar ve kollar normalden daha büyük ve şekilsiz görünebilir.
  • Ödem (şişlik): Lipödemli bölgelerde ödem (şişme) görülebilir. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde şişlik artabilir.
  • Kolay morarma: Lipödemli bölgelerde deri daha hassas olabilir ve kolayca morarmalara yatkın olabilir.

Lipödem belirtileri, genellikle ergenlik sonrası dönemde ortaya çıkar ve yaşla birlikte semptomlar kötüleşebilir. Belirtiler sıklıkla bacaklarda görülse de kollar, kalçalar ve bazen boyun bölgelerini de içerebilir.

Eğer lipödem belirtilerinden şüpheleniyorsanız, bir tıbbi uzmana danışarak doğru teşhis ve tedaviyi almanız önerilir.

Lipödem (Ağrılı selülit) türleri nelerdir?

Lipödem türleri, hastalığın evresine ve belirtilerine göre farklılık gösterebilir. Genellikle lipödem, alt vücut bacaklarda ve bazen kollarda simetrik olarak aşırı yağ birikimi ile karakterizedir. Lipödem türleri şunlar olabilir:

  • Hafif lipödem: Hafif lipödemde, yağ birikimi hafif düzeydedir ve belirtiler genellikle nispeten hafif olabilir. Bacaklar ve/veya kollar hafif ödemli ve ağrılı olabilir.
  • Orta düzey lipödem: Orta düzey lipödemde, yağ birikimi artmıştır ve belirtiler daha belirgin hale gelir. Bacaklar ve/veya kollar daha belirgin ödemli ve ağrılı olabilir.
  • Şiddetli lipödem: Şiddetli lipödemde, yağ birikimi oldukça fazla olur ve belirtiler çok belirgin ve rahatsız edici olabilir. Hareket kısıtlılığı daha da şiddetlenebilir ve ağrı daha yoğun olabilir.

Lipödem, selülit ile karıştırılabilen bir durumdur, ancak selülit, yağ dokusunun cilt altında derinin altında birikmesiyle değil, cilt üzerindeki bağ dokusunun sıkışmasıyla ilgili farklı bir durumdur. Lipödem tedavi edilebilir, ancak kesin tanı ve uygun tedavi için bir uzmana başvurmak önemlidir.

Lipödem (Ağrılı selülit) tanı yöntemleri nelerdir?

Lipödem tanısı, belirtiler ve fizik muayeneyle başlayan bir süreçtir. Lipödem, tipik olarak bacaklarda ve/veya kollarda aşırı simetrik yağ birikimi ve şişlik ile karakterizedir. Ancak, tanıyı kesinleştirmek için daha fazla inceleme ve değerlendirme yapılması gerekebilir. Lipödem tanısı koymak için kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

  • Tıbbi öykü alımı: Doktorunuz, belirtilerin ne zaman başladığını, hangi bölgelerde olduğunu, belirtilerin ne kadar süredir devam ettiğini ve ailede benzer durumların olup olmadığını öğrenmek için detaylı bir tıbbi öykü alacaktır.
  • Fizik muayene: Doktorunuz, belirtileri daha yakından değerlendirmek için fizik muayene yapacaktır. Bacaklarda ve/veya kollarda simetrik yağ birikimi, cilt altında yumuşak kistler veya nodüller, ciltte hassasiyet ve şişlik gibi belirtiler gözlemlenebilir.
  • Lipödem sınıflandırması: Lipödem, sınıflandırma sistemine göre belirli evrelerde değerlendirilebilir. Sınıflandırma, hastalığın yaygınlığı ve şiddetine göre farklı evrelerde (örn. evre 1, evre 2, vs.) kategorize edilebilir.
  • Lipödem ultrasonu: Ultrason görüntüleme, lipödemli bölgelerdeki yağ dokusunu, cilt altı tabakayı ve diğer yapıları görüntülemek için kullanılır. Ultrason, lipödem teşhisi için yardımcı bir araçtır ve lipödemli alanlardaki yağ birikimi ve dokusal değişiklikleri belirlemeye yardımcı olabilir.
  • Biyopsi (Nadiren): Lipödem tanısı genellikle klinik öykü ve muayene ile konulabilir. Nadir durumlarda, diğer hastalıkların dışlanması için lipödemli bölgeden bir doku örneği alınabilir ve laboratuvar incelemesi yapılabilir.

Lipödem tanısı koyma süreci, doğru bir teşhis ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesi açısından önemlidir.

Lipödem nasıl ilerler?

Lipödem, kronik ve ilerleyici bir durumdur. Genellikle yavaşça ilerler ve zamanla belirtiler artabilir. İlerleme hızı kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve birçok faktöre bağlı olabilir, ancak lipödem genellikle aşağıdaki gibi ilerler:

  • Başlangıç evresi: Lipödem genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde başlar, ancak bazen daha erken veya daha geç yaşlarda da görülebilir. İlk aşamada, kişi genellikle bacaklarda veya kollarda hafif şişlik, ödem veya yağ birikimi hissedebilir. Bu aşamada, tanı koymak bazen zor olabilir, çünkü belirtiler hafif olabilir.
  • İlerleyen evreler: Lipödem ilerleyen zamanlarda daha belirgin hale gelebilir. Bacaklar veya kollar daha fazla yağ birikimi ile şiş ve ağrılı hale gelebilir. Lipödem, alt bacaklar, üst bacaklar, kalçalar ve bazen kollar gibi belirli bölgelerde simetrik olarak yaygınlaşabilir. Cilt altında yumuşak kistler veya nodüller ortaya çıkabilir.
  • İlerlemiş evreler: Lipödem ilerledikçe, ağrı, hassasiyet ve şişlik artabilir. Hareket kısıtlılığı daha belirgin hale gelebilir. Ciltteki değişiklikler daha belirginleşebilir ve selülit benzeri görüntüler oluşabilir.
  • Komplikasyonlar: Lipödem ilerlemiş aşamalarda, eklem ağrıları, yürüme güçlüğü ve ağırlıkla ilgili problemler ortaya çıkabilir. Lipödemli bölgelerde tekrarlayan şişlik ve enfeksiyon riski artabilir.

Lipödem, zaman içinde iyileşme eğilimi göstermez ve genellikle tedavi edilmedikçe ilerleyebilir. Erken teşhis ve uygun tedavi, belirtileri kontrol altına almak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak açısından önemlidir. Eğer lipödem şüphesi varsa, bir sağlık uzmanına danışmak ve uygun tanı ve tedavi sürecini başlatmak önemlidir.

Lipödem tedavisi nasıl yapılır?

Lipödem, özellikle kadınlarda görülen, bacak ve bazen kolların genellikle alt kısmında anormal yağ birikimine yol açan bir durumdur. Bu durum, vücutta hormonel değişiklikler ve genetik faktörlerle ilişkilidir. Lipödem tedavisi, semptomları hafifletmeyi amaçlayarak yaşam kalitesini artırmak için tasarlanmıştır. Tedavi yöntemleri şunları içerebilir:

  • Konservatif tedavi: Lipödem erken evrelerinde, semptomları hafifletmek için konservatif tedavi yöntemleri denenir. Bu tedavi yöntemleri arasında egzersiz, düşük tuzlu diyet, kompresyon giysileri giymek ve lenfatik drenaj masajı yer alabilir.
  • Liposakşın (Liposuction): Lipödem tedavisinde en etkili yöntemlerden biri liposakşındır. Liposakşın, lipödemli bölgelerden fazla yağ hücrelerini çıkarmak için yapılan bir cerrahi prosedürdür. Bu, semptomları belirgin şekilde azaltabilir ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir.
  • Lenfatik drenaj masajı: Lenfatik drenaj masajı, lenf sisteminin dolaşımını artırmayı ve şişmiş dokuların drenajını kolaylaştırmayı hedefler. Bu, ödem ve şişliklerin azaltılmasına yardımcı olabilir.
  • Fizik tedavi: Fizik tedavi, hareket kısıtlamalarını azaltmak, güçlendirmek ve ağrıyı hafifletmek için yapılan egzersizler ve terapileri içerir.
  • Yağ emme cerrahisi: Ciddi vakalarda, lipödemli bölgelerdeki aşırı yağ birikimini azaltmak için yağ emme cerrahisi düşünülebilir. Ancak, bu tedavi yöntemi ciddi komplikasyon riskleri taşıdığı için sadece uzman bir cerrah tarafından yapılmalıdır.

Tedavi yöntemleri, lipödem şiddetine, hastanın sağlık durumuna ve kişisel tercihlere göre değişebilir. Tedavi planını oluştururken bir doktorla veya uzman bir sağlık uzmanıyla görüşmek önemlidir. Uzman kişi, hastanın durumuna uygun en iyi tedavi yaklaşımını belirleyecektir.

Lipödemin komplikasyonları nelerdir?

Lipödem, cilt altında anormal yağ birikiminin olduğu bir durumdur ve ilerleyebildiğinde çeşitli komplikasyonlara neden olabilir. Bu komplikasyonlar şunları içerebilir:

  • Şişlik ve ağrı: Lipödemde en sık görülen semptomlar, şişlik ve ağrıdır. Lipödemli bölgelerde biriken fazla yağ, vücutta şişmeye yol açabilir ve bu durum ağrıya neden olabilir.
  • Cilt hassasiyeti: Lipödemli bölgelerde cilt hassasiyeti artabilir. Dokunmaya karşı hassasiyet ve hafif bir temasla bile morarma ve yaralanmalar olabilir.
  • Duygusal sorunlar: Lipödem, görünüşü etkileyebileceği ve günlük yaşam aktivitelerini sınırlayabileceği için psikolojik sorunlara yol açabilir. Bu durum, depresyon, anksiyete ve düşük özgüven gibi duygusal sorunları tetikleyebilir.
  • Hareket kısıtlamaları: Lipödem ilerledikçe, bacaklarda ve kollarda ağrı ve şişme nedeniyle hareket kısıtlamaları ortaya çıkabilir. Bu, günlük aktiviteleri ve egzersiz yapmayı zorlaştırabilir.
  • Lipedematoz selülit: Lipödemli bölgelerde, deri altında nodüller şeklinde sert kitleler gelişebilir. Bu durum lipedematoz selülit olarak adlandırılır ve genellikle ağrı ve hassasiyetle ilişkilidir.
  • Yara ve enfeksiyon riski: Lipödemde cilt altındaki dokuların kalınlığı artabilir ve bu da yaralanmalara ve çatlaklara daha yatkın hale gelmeye neden olabilir. Bu durumda, enfeksiyon riski artar.
  • Toplardamar sorunları: Lipödem, bacaklarda ve kollarda damarların üzerindeki baskıyı artırabilir ve buna bağlı olarak varis ve diğer toplardamar sorunları gelişebilir.

Lipödemle ilişkili komplikasyonlar, hastanın lipödem şiddetine ve tedavi alıp almadığına bağlı olarak değişebilir. Erken teşhis ve uygun tedavi ile semptomlar kontrol altına alınabilir ve komplikasyonların ilerlemesi önlenmiş olabilir.

Lipödem nasıl önlenebilir?

Ne yazık ki, lipödemün tam olarak nasıl önlenebileceği konusunda kesin bir yöntem bulunmamaktadır, çünkü durumun nedenleri tam olarak anlaşılmamıştır. Ancak, genetik yatkınlığı olan kişilerde lipödem riski daha yüksektir. Bununla birlikte, yaşam tarzı ve alışkanlıklar, lipödem gelişimini etkileyebilecek faktörler arasında yer almaktadır. Aşağıdaki adımlar lipödem riskini azaltmaya yardımcı olabilir:

  • Dengeli ve sağlıklı beslenme: Düşük tuzlu, düşük şekerli, sağlıklı ve dengeli bir diyet, vücut ağırlığını ve yağ birikimini kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir.
  • Düzenli egzersiz: Düzenli olarak egzersiz yapmak, vücut kompozisyonunu düzenler, kas kütlesini artırır ve yağ birikimini azaltabilir. Aerobik egzersiz, kuvvet antrenmanları ve esneme egzersizlerini içeren çeşitli egzersiz türlerini deneyebilirsiniz.
  • Stres yönetimi: Stres hormonları, vücutta yağ birikimini artırabilir. Stresi yönetmeye yardımcı olacak aktiviteler ve yöntemler, lipödem riskini azaltabilir.
  • Sigara ve alkol kullanımını sınırlamak: Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek, dolaşım sistemi üzerinde olumsuz etkileri olan faktörlerdir ve bu da vücutta yağ birikimini etkileyebilir.
  • Vücut ağırlığını kontrol altında tutmak: Normal kilo aralığında kalmak veya sağlıklı bir kilo verme ve koruma programına katılmak, lipödem riskini azaltabilir.

 

Yukarıya Kaydır
Canlı Yardım
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Magnet Hastanesi
Merhaba
Bu gün size nasıl yardımcı olabiliriz?