Kifoz

Kifoz, sırtın normalden fazla kavisli olması durumunu ifade eder. Bu durum, omurganın anormal bir şekilde öne eğilip, göğüs kısmında olması gerektiğinden daha fazla kavislenmesiyle ortaya çıkar. Omurganın normal yapısı, yandan bakıldığında üç doğal eğri oluşturur. Boyun bölgesi ve alt sırt “c şeklindeki” eğrilerle, göğüs bölgesinde ise “ters c şeklindeki” eğriyle ifade edilir.

Normalde, göğüs bölgesindeki omurga 20 ila 45 derece arasında bir eğime sahip olmalıdır. Ancak çeşitli nedenlerle bu eğri normalin dışında olabilir. Doktorlar genellikle göğüs bölgesindeki aşırı kavisli üst sırt durumunu “kifoz” olarak adlandırır. Omurganın doğal eğriliği, denge için önemlidir ve vücudun dik durmasına yardımcı olur. Eğer bu eğriler normalden çok büyük veya çok küçükse, dik durmak zorlaşabilir ve duruş anormal görünebilir.

Kifoz her yaş grubunda ortaya çıkabilir ancak genellikle hızlı kemik büyümesi olan ergenlik döneminde daha sık görülür. Kifozun şiddeti kişiden kişiye değişir. Eğri ne kadar büyükse, durum o kadar ciddi olabilir. Hafif kifozlar genellikle sırt ağrısına neden olabilir veya hiç belirti göstermeyebilirken, şiddetli kifozlar belirgin bir sırt kamburluğuna ve omurga deformitesine yol açabilir.

Kifoz türleri nelerdir?

Farklı kifoz türleri ve nedenleri bulunmaktadır. Özellikle çocuklar ve ergenlerde sıkça görülen üç ana kifoz türü şunlardır:

  • Postüral kifoz: En yaygın kifoz türlerinden biri olan postüral kifoz genellikle ergenlik döneminde belirgin hale gelir. Bu tür kifoz genellikle kötü duruş veya kamburluk şeklinde klinik olarak fark edilir. Ancak omurgada ciddi yapısal anormallikler nadiren görülür. Postüral kifozun neden olduğu eğrilik genellikle yuvarlak ve düzgündür. Bu eğrilik, genellikle kişi dik durduğunda düzeltilebilir. Kızlarda erkeklere kıyasla daha yaygın olabilir. Nadiren ağrılıdır ve yetişkinlikte sorunlara yol açmayabilir çünkü eğri ilerlemeyebilir.
  • Scheuermann kifozu: Scheuermann kifozu, adını durumu ilk tanımlayan bir radyologtan almıştır. Postüral kifoz gibi genellikle gençlik yıllarında belirginleşir. Ancak Scheuermann kifozu, özellikle zayıf hastalarda postüral kifozdan daha belirgin bir deformiteye neden olabilir. Scheuermann kifozuna omurgadaki yapısal anormallikler sebep olur. Bu durumda, omurga röntgeninde birkaç ardışık omurun normal dikdörtgen şekil yerine üçgen bir şekle sahip olduğu görülür. Scheuermann kifozunun neden olduğu eğrilik genellikle keskin ve belirgindir. Postüral kifozlu bir kişi aksine, Scheuermann kifozlu bir kişi eğriyi dik durarak düzeltemez. Scheuermann kifozu genellikle torasik omurgayı etkiler, bazen de lomber (alt) omurga bölgesinde gelişebilir. Genellikle erkeklerde daha yaygındır ve büyüme tamamlandığında genellikle ilerlemez. Ağrı nadiren oluşsa da, eğer varsa genellikle eğrilikteki en yüksek noktada veya sırtın alt kısmında hissedilebilir. Aktivite, uzun süreli ayakta durma veya oturma gibi durumlar ağrıyı kötüleştirebilir.
  • Konjenital kifoz: Bu tür kifoz doğuştan gelir ve bebek rahimdeyken omurga normal şekilde gelişmez. Kemikler normal oluşmayabilir veya birkaç omur birbirine kaynaşabilir. Konjenital kifoz genellikle çocuğun yaş aldıkça kötüleşir.

Doğuştan kifozlu hastalar genellikle eğrilik ilerlemesini durdurmak için cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyabilir. Bu hastaların genellikle vücudun diğer bölgelerini etkileyen ek doğumsal kusurları da olabilir, örneğin kalp veya böbrek gibi.

Kifoz semptomları nelerdir?

Kifozun belirti ve semptomları, eğrilik seviyesine ve nedenine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu belirtiler şunları içerebilir:

  • Yuvarlak omuzlar: Omurga eğrildiğinde, omuzlar yuvarlak bir görünüm alabilir ve bu durum gözle fark edilebilir olabilir.
  • Görünür bir kambur: Özellikle ciddi kifoz vakalarında, sırtın arka kısmında belirgin bir kambur ortaya çıkabilir.
  • Hafif sırt ağrısı: Bazı vakalarda hafif sırt ağrısı hissedilebilir.
  • Yorgunluk: Kifoz, vücut duruşunu etkilediği için, kişide yorgunluk hissi oluşturabilir.
  • Omurga sertliği: Omurgada meydana gelen eğrilik, hareket kabiliyetini kısıtlayabilir ve sertlik hissi oluşturabilir.
  • Sıkı diz kirişleri: Uyluğun arkasındaki kaslarda sıkılık hissi oluşabilir.

Nadiren, zamanla ilerleyen kifoz vakaları şu belirtilere yol açabilir:

  • Bacaklarda zayıflık, uyuşma veya karıncalanma: Omurga sinirleri üzerinde baskı oluşturabilir ve bacaklarda zayıflık, uyuşma veya karıncalanma hissi oluşabilir.
  • Duyu kaybı: Omurga sinirlerine baskı yapması durumunda duyu kaybı olabilir.
  • Nefes darlığı veya solunum güçlükleri: Omurgadaki aşırı eğrilik, akciğerlerin normal fonksiyonlarını etkileyebilir ve solunum güçlükleri ortaya çıkabilir.

Bunların dışında, kifozun belirli nedenleri şu semptomlara yol açabilir:

  • Kırıklar: Omur kırıkları, omurga eğriliğine sebep olabilir. Hafif kırıklar genellikle belirgin semptomlara yol açmaz.
  • Osteoporoz: Kemik yoğunluğunun azalması durumunda, zayıflamış omurlar kompresyon kırıklarına neden olarak kifoz oluşumuna katkıda bulunabilir. Özellikle yaşlı kadınlarda ve uzun süre kortikosteroid kullananlarda görülebilir.
  • Disk dejenerasyonu: Yaşla birlikte disklerin kuruması ve küçülmesi, kifozu genellikle kötüleştirebilir.
  • Sendromlar: Bazı sendromlar, özellikle çocuklarda kifoz ile ilişkilendirilebilir. Ehlers-Danlos sendromu ve Marfan sendromu gibi.
  • Kanser ve kanser tedavileri: Omurgadaki kanser veya kanser tedavileri, omurgayı zayıflatabilir ve kompresyon kırıklarına neden olabilir.

Kifoz nasıl teşhis edilir?

Doktor muayenesi:

  • Öncelikle, bir doktor tıbbi geçmişi dinler ve semptomları değerlendirir. Fiziksel muayene sırasında sırtın incelenmesi ve baskı uygulanarak hassasiyet alanlarının belirlenmesi yapılır.
  • Doktor, hastayı öne doğru eğilerek sırtını incelemesi için de yönlendirebilir. Bu durum, omurga eğrisinin derecesini ve deformiteleri görmeye yardımcı olur.
  • Ayrıca, hastanın sırtını düzeltebilme yeteneğini gözlemlemek için belirli pozisyonlarda uzanmasını isteyebilir.

Röntgen:

  • Doktorun, omurga yapısını ve olası kemik anormalliklerini belirlemek için farklı açılardan röntgen istemesi olasıdır. Bu şekilde kifotik eğrinin derecesi de ölçülebilir. Normalde 50 dereceden büyük bir eğrilik anormal kabul edilir.

Pulmoner fonksiyon testleri:

  • Eğer kifozun şiddeti solunumu etkiliyorsa, doktor solunum fonksiyon testleri isteyebilir. Bu testler, göğüs boşluğunun daralması ve solunumun kısıtlanıp kısıtlanmadığını değerlendirir.

Diğer testler:

  • Doğuştan kifozlu hastalarda omurilik sıkışması semptomları ortaya çıkabilir. Eğer hastada alt kısımda ağrı, karıncalanma, uyuşma veya güçsüzlük gibi belirtiler varsa, doktor nörolojik testler veya manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taraması isteyebilir. Bu testler omurilik sıkışmasını değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Bu testler ve muayeneler, kifozun tipini, şiddetini ve olası etkilerini belirlemeye yardımcı olur. Bu sayede uygun tedavi planı ve yaklaşımı belirlenebilir.

Kifoz tedavisi nasıl olur?

Kifoz tedavisi, eğriliğin ilerlemesini durdurmayı ve deformiteyi önlemeyi hedefler. Tedavi yöntemi, hastanın yaşı, genel sağlığı, kifoz türü ve eğriliğin şiddeti gibi faktörlere bağlıdır. Kullanılan tedavi yöntemlerinden bazıları:

Cerrahi olmayan tedavi:

  • Gözlem: Eğer kifozun ilerlemediğinden emin olunabilirse, doktor düzenli kontrollerle takibi önerebilir.
  • Fizik tedavi: Özel egzersizler sırt ve karın kaslarını güçlendirerek sırt ağrısını hafifletebilir ve duruşu düzeltebilir.
  • NSAID’ler: Aspirin, ibuprofen gibi ilaçlar sırt ağrısını hafifletmek için kullanılabilir.
  • Destek: Scheuermann kifozunda, büyümekte olan çocuklarda kifoz korsesi önerilebilir. Bu korse eğrilik iyileştikçe düzenli olarak ayarlanır ve genellikle iskelet olgunluğuna kadar kullanılır.

Cerrahi tedavi:

  • Spinal füzyon: Bu yaygın cerrahi prosedürde, omurga eğriliği azaltılır ve omurlar kaynatılarak birleştirilir.
  • Ameliyat: Omurgayı yeniden hizalamak için omurların düzeltilmesi ve ardından kemik grefti (küçük kemik parçaları) kullanılarak omurların birleştirilmesi yapılır. Metal vidalar, plakalar ve çubuklar da omurgayı stabilize etmek için kullanılabilir.

Ameliyat sonrası, kemikler birleşerek omurgayı daha sağlam hale getirir. Füzyon sonrasında omurgadaki hareket azalabilir ve sırt ağrısı hafifleyebilir. Bu prosedür eğrilik derecesini azaltmayı, ilerlemesini engellemeyi ve varsa önemli sırt ağrısını hafifletmeyi amaçlar.

Tedavi seçimi, bireysel duruma ve eğriliğin özelliklerine bağlı olarak belirlenir. Doktorun önerdiği tedavi yöntemi ve süreci hastanın durumuna ve ihtiyacına göre özelleştirilir.

Yukarıya Kaydır
Canlı Yardım
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Magnet Hastanesi
Merhaba
Bu gün size nasıl yardımcı olabiliriz?