Hemanjiom

Hemanjiom, bebeklerin %2 ila 3’ünde görülen bir tür iyi huylu damar büyümesidir. Prematüre bebeklerde daha sık görülme eğilimindedir. Bu damar büyümeleri genellikle “damar beni” olarak adlandırılır ve vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir, ancak en yaygın olarak baş ve boyun bölgesinde görülür. Hemanjiomlar genellikle zararsızdır ve çoğu durumda tedavi gerektirmez.

Hemanjiomlar genellikle doğumdan sonra ortaya çıkar ve birkaç aşamadan geçebilir. Tipik olarak, büyüme aşaması, sabitlenme aşaması ve gerileme aşaması olarak adlandırılan üç evreden oluşurlar. Bir hemanjiomun tedavi edilip edilmeyeceği, büyüklüğü, yerleşimi ve potansiyel komplikasyonlara bağlı olarak belirlenir.

Hemanjiomlar genellikle küçük olduğunda ve organ fonksiyonlarını etkilemediğinde müdahale gerektirmez. Ancak, büyük veya lokalizasyonu nedeniyle komplikasyonlara yol açabilecek durumlarda tedavi seçenekleri düşünülebilir. Modern tedavi yöntemleri arasında lazer tedavisi, cerrahi müdahale ve ilaç tedavisi bulunmaktadır.

Hemanjiom teşhisi ve tedavisi konusunda uzman bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir, çünkü durumun değerlendirilmesi ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesi kişiseldir ve duruma bağlı olarak değişebilir.

Hemanjiom nedenleri nelerdir?

Hemanjiomun kesin nedeni henüz tam olarak anlaşılamamıştır, ancak bazı faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Hemanjiom oluşumuna etki eden potansiyel faktörler şunlardır:

  • Genetik faktörler: Ailesel eğilim, yani ailede daha önce hemanjiom geçmişi, bu durumun ortaya çıkma olasılığını artırabilir. Genetik faktörlerin, hemanjiom oluşumunda rol oynadığına dair bazı göstergeler vardır.
  • Hormonal etkiler: Hormonal değişikliklerin, özellikle de hamilelik sırasında ortaya çıkan hormonal dalgalanmaların, hemanjiom gelişimine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, prematüre bebeklerde daha sık görülmesi bu teoriyi destekleyebilir.
  • Plasenta ile ilgili teoriler: Bir teori, plasenta dokusunun, hamilelik sırasında doğmamış çocuğun kan damarına girdiği ve derideki bir kan damarına yerleştiği yönündedir. Bu teori, hemanjiomların plasenta kaynaklı bir sorunun bir sonucu olabileceğini öne sürer.
  • Endotel hücre modifikasyonu: Bazı teoriler, hemanjiomların oluşumunun, kan damarı duvarını kaplayan hücrelerin (endotel hücreleri) genetik bir modifikasyonu sonucu ortaya çıktığını öne sürer.

Ancak, hemanjiomların tam olarak neden oluştuğuna dair net bir anlayış henüz geliştirilememiştir. Çoğu durumda, hemanjiomlar kendiliğinden küçülebilir ve tedavi gerektirmez. Ancak tedavi gerektiren durumlar veya komplikasyonlar söz konusu olduğunda, uzman bir sağlık profesyoneli müdahalede bulunabilir.

Hemanjiomun çeşitleri

  • İnfantil hemanjiom: Bebeklerde en yaygın görülen vasküler lezyondur. 1 yaşından küçük çocukların yaklaşık %4,5’ini etkiler. Genellikle mavimsi veya ağırlıklı olarak kırmızı renkte kabarık bir lezyon oluşturur ve genellikle doğumdan birkaç gün veya hafta sonra ortaya çıkar.
  • Yüzeysel hemanjiomlar: Ciltte, parlak kırmızı renkte, pürüzsüz görünümde ve iyi tanımlanmışlardır.
  • Derin hemanjiomlar: Derinin altında yer alır ve genellikle mavimsi renkte bir “top” gibi görünür. Yüzeysel hemanjiomlardan daha sonra fark edilebilir ve bazen hematom ile karıştırılabilir.
  • Senil hemanjiom: 30 yaşından sonra görülen hemanjiomlara denir. Deri yüzeyine yakın damarların genişlemesinden kaynaklanır ve açık kırmızı renkleri nedeniyle “kiraz anjiyomu” olarak da adlandırılır.
  • Karaciğer hemanjiomu: İç organlarda da görülebilen hemanjiomlardan biridir. Karaciğerdeki kan damarlarında meydana gelen iyi huylu oluşumları ifade eder. Genellikle içi kanla dolu küçük boşluklardan oluşur ve çoğunlukla çapı 3 cm’den küçük yuvarlak lezyonlar olarak görünür.

Her tür hemanjiomun belirli özellikleri vardır ve tanı için genellikle uzman bir sağlık profesyoneli tarafından incelenmesi gerekebilir. Tedavi ihtiyacı, hemanjiomun türüne, büyüklüğüne ve yerleşim yerine bağlı olarak değişebilir.

Hemanjiomların belirtileri

Hemanjiomların belirtileri genellikle şu şekilde ortaya çıkabilir:

  • Cilt değişiklikleri: Semptomlar genellikle dışarıdan görülebilen cilt değişiklikleri ile ortaya çıkar. Hemanjiomlar, deride veya mukoza zarında oluşmuşsa, etkilenen bölgede kırmızımsı veya mavimsi renk değişiklikleri görülebilir.
  • Boyut değişimi: Lezyonların boyutları değişken olup, birkaç milimetreden başlayarak birkaç santimetreye kadar değişkenlik gösterebilir.
  • Hassasiyet: Deri kıvrımında veya koltuk altında oluşmuşsa, bölgede hassasiyet oluşabilir. Bu, hemanjiomun çevresindeki dokulara baskı yapmasından kaynaklanabilir.
  • Kaşıntı ve ovuşturma: Yer aldığı bölgenin kaşınması ve/veya ovuşturulması, özellikle hızlı büyüyen hemanjiomlarda bazen kanama, ağrı ve iltihaplanma gibi semptomlara neden olabilir.

Belirtiler genellikle kişiden kişiye değişebilir ve hemanjiomun büyüklüğü, yerleşim yeri ve türüne bağlı olarak farklılık gösterebilir. Eğer bir hemanjiomun belirtileri rahatsız edici hale gelirse veya endişe verici bir şekilde büyüyorsa, bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.

Hemanjiom tanısı nasıl yapılır? 

Hemanjiom tanısı genellikle görsel inceleme ile başlar, ancak derinliğin kesin olarak tespiti ve yayılımın değerlendirilmesi için daha ileri görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Aşağıda hemanjiom tanısında yaygın olarak kullanılan yöntemler bulunmaktadır:

  • Ultrasonografi: Yüzeyel hemanjiomların değerlendirilmesinde kullanılan non-invaziv bir görüntüleme yöntemidir. Ultrason, hemanjiomun boyutunu, yerini ve derinliğini belirlemede yardımcı olabilir.
  • Röntgen (X-ışını): Derin hemanjiomların değerlendirilmesinde kullanılabilir. Röntgen görüntüleri, hemanjiomun çevresindeki dokulara olan etkisini değerlendirmeye yardımcı olabilir.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): MR, hemanjiomun daha detaylı bir şekilde incelenmesini sağlayan bir görüntüleme yöntemidir. Yumuşak dokuların, damarların ve çevre dokuların ayrıntılı görüntülerini sağlayabilir.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Hemanjiomun boyutunu ve yayılımını değerlendirmek için kullanılabilir. Ancak, radyasyon maruziyeti nedeniyle özellikle çocuklarda tercih edilmeyebilir.
  • Biyopsi: Nadiren, hemanjiomun doğasını belirlemek için bir doku örneği alınabilir. Ancak, bu yöntem genellikle risklidir ve kullanılmamaktadır, çünkü biyopsi sırasında kanama riski vardır.

Tanı sürecinde hangi yöntemlerin kullanılacağı, hemanjiomun tipine, yerine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle, bir uzman doktor tarafından değerlendirme ve tanı konulması önemlidir.

 Hemanjiom tedavisi nasıl yapılır?

Hemanjiom tedavisi, hemanjiomun türüne, yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bazı hemanjiom tedavi seçenekleri:

  • Kriyoterapi (Soğuk tedavi): Hemanjiomun üzerine sıvı azot püskürtülerek dondurulması işlemidir. Bu yöntemle hemanjiomun küçülmesi ve renginin açılması hedeflenir.
  • Lazer tedavisi: Lazer tedavisi, hemanjiom üzerindeki damarları hedef alarak tedavi etmeye yönelik bir seçenektir. Lazer ışığı, hemanjiomun küçülmesine ve renginin azalmasına yardımcı olabilir.
  • Cerrahi tedavi: Büyük veya derin hemanjiomların cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir. Ancak, bu tedavi genellikle nadiren tercih edilir, çünkü cerrahi sonrası izler ve diğer komplikasyonlar ortaya çıkabilir.
  • İlaç tedavisi: Propranolol gibi beta-bloker ilaçlar, hemanjiomların büyümesini kontrol etmek için kullanılabilir. Bu ilaçlar genellikle özellikle yüz veya diğer riskli bölgelerdeki hemanjiomlarda etkilidir.

Tedavi seçimi, bir uzman doktor tarafından değerlendirilmeli ve hastanın durumuna özgü olarak belirlenmelidir. Hemanjiomun büyüklüğü, yerleşimi ve potansiyel komplikasyonlar göz önüne alınarak tedavi planı oluşturulmalıdır. Tedaviye erken başlanması, hemanjiomun kontrol altına alınmasına ve olası komplikasyonların önlenmesine yardımcı olabilir. Tedavi sürecinde düzenli kontroller, hastanın yanıtının izlenmesi açısından önemlidir.

Hemanjiom tedavi edilmediğinde beklenen durumlar

Hemanjiomların birçoğu kendi kendine geçebilen ve tedavi gerektirmeyen durumlar olabilir. Ancak, bazı durumlarda tedavi gerekebilir veya önerilebilir. Eğer hemanjiom tedavi edilmezse şu durumlarla karşılaşılabilir:

  • Estetik sorunlar: Hemanjiomlar özellikle yüz veya diğer belirgin bölgelerde bulunuyorsa, büyüme eğilimindeyse veya renk değişiklikleriyle ilişkilendirilmişse, estetik sorunlara neden olabilir.
  • Fonksiyonel sorunlar: Hemanjiomlar bazen vücudun belirli bölgelerinde fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Örneğin, göz kapaklarındaki bir hemanjiom, görüşü engelleyebilir veya ağız çevresindeki bir hemanjiom, beslenme veya konuşma sorunlarına neden olabilir.
  • Kanama: Büyüyen veya yüzeydeki ciltten kabaran hemanjiomlar zamanla kanama eğiliminde olabilir. Bu durum acil müdahale gerektirebilir.
  • Ağrı ve rahatsızlık: Hemanjiomlar bazen ağrılı olabilir, özellikle büyüdükçe veya baskı yapmaya başladıkça.
  • İnfeksiyon riski: Hemanjiom yüzeyi yaralandığında, enfeksiyon riski artabilir.

Bu nedenlerle, hemanjiomun boyutu, konumu, büyüme eğilimi ve potansiyel komplikasyonları değerlendirilerek bir tedavi planı oluşturulmalıdır. Uzman bir sağlık profesyoneli, hastanın durumunu değerlendirip en uygun tedavi seçeneğini belirleyebilir.

Hemanjiom ne zaman tehlikelidir?

Hemanjiomların çoğu zararsızdır ve belirli bir süre sonra kendiliğinden kaybolabilir. Ancak, bazı durumlarda hemanjiomlar potansiyel olarak tehlikeli olabilir. Aşağıdaki durumlar hemanjiomların daha fazla değerlendirilmesini ve tedavi edilmesini gerektirebilir:

  • Hızlı büyüme: Hemanjiomların hızla büyümesi durumu, özellikle bebeklerde, dikkate alınmalıdır. Hızlı büyüyen hemanjiomlar, potansiyel olarak kanamaya ve diğer komplikasyonlara neden olabilir.
  • Yerleşim yeri: Hemanjiomun bulunduğu bölge, potansiyel komplikasyonları etkileyebilir. Özellikle yüz, göz, burun veya diğer önemli organlarda bulunan hemanjiomlar, işlevsel sorunlara neden olabilir.
  • Şişlik ve ağrı: Hemanjiomlar genellikle ağrısız ve yumuşaktır. Ancak, ağrı, şişlik veya hassasiyet gibi belirtiler varsa, bu durum daha fazla değerlendirme gerektirebilir.
  • İç organ tutulumu: İç organlarda, özellikle karaciğerde bulunan hemanjiomlar bazen belirti vermez, ancak büyük ve belirgin hale geldiğinde sorunlara neden olabilir.
  • Kanama: Hemanjiomlar nadiren kendiliğinden kanar, ancak bazı durumlarda bu olabilir. Aşırı kanama, özellikle mukozalarda (ağız, burun, bağırsak gibi) bulunan hemanjiomlarda daha ciddi bir durumdur.

Bu belirtilerle karşılaşıldığında veya hemanjiomun potansiyel olarak tehlikeli olabileceği düşünüldüğünde, bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmesi ve uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi önemlidir.

Yukarıya Kaydır
Canlı Yardım
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Magnet Hastanesi
Merhaba
Bu gün size nasıl yardımcı olabiliriz?