20’lik diş nedir? 20’lik diş çekimi ve süreci

Yirmi yaş dişleri, birçok genç ve yetişkinin zorlu bir süreç geçirdiği bir konudur. Bu dişler, genellikle 17-21 yaş arasında çıktığı için “20’lik diş” olarak adlandırılır. Ağzın en arka tarafında üst ve alt çenede ikişer adet olmak üzere toplamda dört adet 20 yaş dişi bulunur. Bu dişler, genellikle ağızdaki diğer dişler tamamen çıktıktan sonra ortaya çıkar.

Ancak, herkesin ağız yapısı farklı olduğu için 20 yaş dişleri sorunsuz bir şekilde çıkmayabilir. Özellikle ağızda yeterli alan olmadığında, 20’lik dişler çıkarken ciddi ağrılara ve diş çürüklerine neden olabilirler. Bu durumda, çoğu insan 20’lik diş ağrısıyla karşılaşabilir. Gömülü dişler, ağızdaki diğer dişler arasında uygun bir yer bulamadıkları için sık sık sorunlara yol açar.

20’lik diş ağrısı dayanılmaz hale geldiğinde, genellikle diş çekimi düşünülür. Bu işlem, ağrının yanı sıra çürük oluşturma riskini azaltabilir. Herkesin deneyimi farklıdır, ancak 20’lik dişlerin çıktığı dönemde düzenli diş hekimi kontrolleri ve gerekirse müdahale, bu süreci daha konforlu hale getirebilir.

20’lik dişler: Sayıları ve özellikleri

20’lik dişler, genellikle 20 yaş civarında çıkan ve yetişkin diş setini tamamlayan dört büyük azı dişidir. Bu dişler, genellikle alt ve üst çenenin en arka kısmında bulunurlar. Diş gelişimi sürecinde, bebeklik döneminde 20 adet süt dişinin ardından, 9-10 yaş civarında süt dişleri yerini yetişkin dişlere bırakmaya başlar. Toplamda 32 dişe ulaşması gereken yetişkin diş seti, 28 dişi çocukluk ve erken ergenlik döneminde tamamlar.

Ancak, 20’lik dişlerin çıkışı genellikle sorunlu olabilir. Yetersiz alan, çene yapısı uyumsuzluğu veya diğer dişlere baskı yapma gibi nedenlerle bu dişler gömülü veya yarı gömülü kalabilir. Bu durumlar ağız içinde etkili temizlik yapılmasını zorlaştırabilir, diğer dişlere zarar verebilir ve ağrıya neden olabilir.

Ağız ve diş bakımını düzenli yapan kişilerde bile, çok arka ve ulaşılması zor bir konumda bulunan 20’lik dişlerin temizlenmesi zor olabilir. Bu nedenle, bazı durumlarda 20’lik dişlerin çekilmesi veya gömülü oldukları durumda cerrahi bir operasyonla çıkarılması gerekebilir. Bu operasyonlar genellikle diş hekimi tarafından yapılarak, ağrının azaltılması ve diğer olumsuz etkilerin önlenmesi amaçlanır.

Yirmilik dişlerin çıkış yaşı ve özellikleri

Yirmilik dişler, genellikle 17-25 yaş aralığında çıkmaya başlarlar, bu nedenle adlarının aksine kesin olarak 20 yaşında çıkmak zorunda değillerdir. Bu dişlerin çıkış yaşları bireyden bireye farklılık gösterebilir. Eğer bu yaş aralığında çıkmazlarsa, bunun dişlerin hiç olmadığı anlamına gelmez. Gömülü kalmaları durumunda ağrıya neden olmadıkları için kişi fark etmeyebilir. Ancak, gömülü dişlerin durumu genellikle diş hekimi tarafından yapılan röntgen incelemeleri sırasında ortaya çıkar. 17-25 yaş aralığındaki bireyler, yirmilik diş bölgesinde ağrı veya anormal bir diş çıkışı hissettiklerinde, diş hekimine başvurmalıdır.

20’lik diş belirtileri ve olası semptomlar

Yirmilik dişler, diş etlerinde yeterli alan bulabilen ve herhangi bir sorun oluşturmayan durumlarda genellikle sağlıklı bir şekilde çıkarlar. Ancak, birçok kişi için bu dişler, çıkışları veya gömülü kalmaları nedeniyle sorunlar yaratabilir. Yirmilik dişlerin çıkması veya gömülü kalması sırasında görülebilecek belirtiler şunlardır:

  • Diş veya diş etlerinde şiddetli ağrı
  • Diş etlerinin aşırı hassas olması
  • Çene veya kulakta ağrı hissi
  • Lenf bezlerinin şişmesi
  • Baş ağrısı
  • Ağız içinde yoğun bir koku
  • Çiğneme sırasında ağrı hissi

Bu semptomların bir kısmı, 17-25 yaş arasındaki kişilerde yirmilik dişlerin çıkışı veya gömülü kalışıyla ilişkilidir. Bu nedenle, bu belirtilerle karşılaşan kişiler, diş hekimlerine danışarak uygun tedaviyi almalıdır.

20’lik dişlerin çekilmesi: Hangi durumlarda gerekli?

20 yaş dişleri, genellikle 17-25 yaş aralığında çıkarlar ve ağız içinde üçüncü azı dişleri olarak kendini gösterirler. Bu dişlerin çekilmesi genellikle zorunlu değildir. Ancak, çekilmeleri gerekebilecek durumlar şunlardır:

  • Uygun yer yoksa: 20 yaş dişleri, ağız içinde yeterli alan bulamazlarsa, diğer dişlere baskı yapabilir veya doğru bir şekilde çıkamayabilir. Bu durumda çekilme düşünülebilir.
  • Doğru bir şekilde çıkmazlarsa: Yirmilik dişler, düzgün bir şekilde çıkmazsa, yanlış bir açıda veya gömülü olarak kalmışlarsa, çekilmesi gerekebilir.
  • Ağrı ve rahatsızlık yaratıyorsa: 20 yaş dişleri, çıkma sırasında veya sonrasında şiddetli ağrı, hassasiyet veya çene bölgesinde rahatsızlık yaratıyorsa, bu durumda çekilme düşünülebilir.
  • Diğer dişlere zarar veriyorsa: Yirmilik dişler, çevredeki dişlere baskı yaparak çürüklere veya diğer dental sorunlara neden oluyorsa, çekilmesi gerekebilir.

Genelde, 20 yaş dişleri sorunsuz bir şekilde çıktığında ve ağız yapısına uygunsa, çekilmesine gerek olmayabilir. Ancak, bu durumlar genellikle diş hekimi tarafından değerlendirilir ve uygun tedavi planı belirlenir.

Gömülü 20’lik dişin tanısı ve tedavisi

Gömülü 20 yaş dişlerinin varlığı genellikle bireyin ağız sağlığı sorunlarına ve ağrı semptomlarına işaret edebilir. Gömülü dişlerin tanısı ve tedavisi genellikle şu adımları içerir:

  • Ağız ve diş muayenesi: Gömülü 20 yaş dişi belirtileri gösteren hastalarda, diş hekimi genellikle ağız ve diş muayenesi yapar. Ancak, gömülü dişler genellikle ağız içinde görünmeyen veya kısmen görünen dişler olduğu için muayene genellikle yetersiz kalabilir.
  • Diş röntgeni çekimi: Gömülü dişin konumu ve durumu daha net bir şekilde anlamak için diş hekimi genellikle diş röntgeni çeker. Bu röntgen, dişin kemik yapısı, kökleri, açısı ve diğer dişlerle ilişkisi hakkında detaylı bilgi sağlar.
  • Muayene sonuçlarının değerlendirilmesi: Diş hekimi, yapılan muayene ve röntgen incelemeleri sonucunda gömülü dişin durumunu değerlendirir. Dişin çekilmesi gerekip gerekmediğine ve çekilmesi gerekiyorsa nasıl bir yöntemle çekileceğine karar verilir.
  • Tedavi planı oluşturma: Gömülü dişin çekilmesi kararı alındığında, diş hekimi uygun bir tedavi planı oluşturur. Bu plan, sıradan diş çekimi mi yoksa cerrahi bir operasyon mu gerektiğini belirler.
  • Gerektiğinde ilaç tedavisi: Gömülü dişler bazen enfeksiyon, kist oluşumu gibi sorunlara neden olabilir. Bu durumda, diş çekiminden önce ilaç tedavileri uygulanabilir.

Sonuç olarak, gömülü 20 yaş dişi tanısı, ağız ve diş muayeneleri ile yapılan diş röntgenleri sayesinde konulur. Tedavi planı, dişin durumuna ve çıkmasındaki zorluk derecesine bağlı olarak belirlenir.

20’lik diş çekimi prosedürü ve operasyon

Yirmilik dişlerin çekimi, dişin durumuna bağlı olarak farklı yöntemlerle gerçekleştirilir. Tipik bir 20’lik diş çekimi prosedürü:

  • Uyuşturma: Diş eti bölgesine lokal anestezi uygulanır. Bu, çekim bölgesini uyuşturarak ağrı hissini engeller.
  • Dişin gevşetilmesi: Diş hekimi veya cerrah, dişi çekileceği bölgeden bir alet kullanarak nazikçe gevşetir.
  • Çekim İşlemi: Dişi çekmek için özel bir pense kullanılır. Diş, hafif bir sallantı ile çıkarılır. Bazen diş etinde küçük bir kesik yapılarak diş parçalara ayrılabilir.
  • Temizlik ve kanamanın durdurulması: Çekilen diş bölgesi temizlenir ve kanamanın durması için gerekli tedbirler alınır.
  • Kapatma: Diş çekimi sonrasında, çekilen bölge genellikle kendi başına iyileşir. Ancak, bazı durumlarda diş eti üzerine dikiş atılabilir.

Yer darlığı, gömülü diş veya diğer zorlu durumlar söz konusuysa, cerrahi bir 20’lik diş çekimi gerekebilir. Bu durumda, diş eti kesilir, gerekirse diş parçalara ayrılır ve çekim işlemi gerçekleştirilir.

Operasyon öncesinde hastaya uyuşturma ilacı verilebilir, hatta bazen sedasyon (uyuşturulmuş bir bilinç hali) uygulanabilir. Ameliyat sonrasında, genellikle kısa bir süre içinde normal günlük aktivitelere dönülebilir, ancak iyileşme süreci kişiden kişiye değişebilir. Çekim sonrasında dikkat edilmesi gereken talimatlar, olası komplikasyonları önlemek adına önemlidir.

20’lik diş çekimi sonrası bakım ve iyileşme süreci

20’lik diş çekimi sonrasında uyulması gereken birkaç önemli adım bulunmaktadır. İşte bu süreçle ilgili bazı önemli bilgiler:

  • Ağrı ve şişlik: Çekim sonrası ağrı, şişlik ve morluklar olabilir. Soğuk kompres uygulayarak bu şikayetleri hafifletebilirsiniz. Ağrı genellikle bir hafta içinde azalır.
  • Kanama: İlk günlerde hafif kanama normaldir. Kan pıhtısının hareket etmemesi için tükürmeye özen gösterin. Kanama devam ederse, doktorunuza başvurun.
  • Diş fırçalama: Çekilen bölgeyi hassaslaştırmamak için 24 saat boyunca dişlerinizi nazikçe fırçalayın. Çekilen bölgeye doğrudan temas etmekten kaçının.
  • Ağrı kesiciler ve antibiyotikler: Doktorunuzun önerisi üzerine ağrı kesiciler ve antibiyotik kullanabilirsiniz. Ancak, reçete edilen doz ve süreye uyun.
  • Soğuk ve sıvı gıdalar: Çekim sonrası ilk günlerde soğuk ve sıvı gıdalar tüketmek, iyileşme sürecinizi kolaylaştırabilir. Ayrıca, alkol, sıcak ve gazlı içeceklerden kaçının.
  • Yumuşak beslenme: Yumuşak gıdalarla beslenmek, iyileşme sürecinizi destekler. Sert ve zorlayıcı gıdalardan kaçının.
  • Ağız açma sınırlılığı: Çekim sonrasında bir süre boyunca ağzınızı tam olarak açamayabilirsiniz. Sert yiyeceklerden kaçının ve ağız açıklığınızı zorlamayın.
  • Sigara ve alkol: Sigara içmekten kaçının, çünkü bu iyileşme sürecini yavaşlatabilir. Alkol tüketimini de bir süre erteleyin.

Eğer çekim sonrasında nefes alma, yutkunma güçlüğü, ağrıda uzun süre devam, aşırı şişlik, uyuşukluk, irin veya kötü koku gibi sorunlar yaşarsanız, derhal doktorunuza başvurmalısınız. Ateş gibi belirtiler de ciddi bir enfeksiyonun işareti olabilir.

20’lik diş ağrısını hafifletmek için evde uygulanabilecek yöntemler

20 yaş dişi çıkarken veya dişte ağrı oluştuğunda, ağrıyı hafifletmek için evde uygulanabilecek bazı yöntemler bulunmaktadır. Ancak, bu yöntemler geçici rahatlama sağlar ve kalıcı bir çözüm değildir. Kesin tedavi için bir diş hekimine başvurmak önemlidir. 20’lik diş ağrısını hafifletmek için evde uygulanabilecek bazı yöntemler:

  • Buz uygulama: Ağrıyan bölgeye buz uygulamak, şişliği azaltabilir ve ağrıyı hafifletebilir. Ancak, buz doğrudan cilde temas etmemeli, bir bez aracılığıyla uygulanmalıdır.
  • Sıcak su kompresi ve gargara: Sıcak su kompresi, çene bölgesindeki kasları rahatlatabilir. Aynı zamanda ılık tuzlu su ile gargara yapmak da ağrıyı hafifletebilir.
  • Sarımsak uygulaması: Sarımsağın içerdiği anti-enflamatuar özellikler sayesinde, ezilmiş sarımsak ağrıyan dişe uygulandığında rahatlama sağlayabilir.
  • Çörek otu: Çörek otu, doğal anti-enflamatuar özelliklere sahiptir. Çörek otu yağı veya tohumları çiğnenerek veya ağrıyan bölgeye uygulanarak kullanılabilir.
  • Oksijenli su ile çalkalama: Su ile seyreltilmiş oksijenli suyla ağız çalkalamak, ağız içindeki bakterileri azaltabilir ve ağrıyı hafifletebilir.

Bu yöntemler geçici bir rahatlama sağlar, ancak 20’lik diş ağrısı devam ediyorsa veya şiddetleniyorsa, bir diş hekiminden profesyonel yardım almak önemlidir. Ayrıca, bu evde uygulanan yöntemler tedavi yerine geçmez ve sadece semptomları geçici olarak hafifletir.

20’lik Diş Enfeksiyonunu Önleme İçin Alınabilecek Tedbirler” 20 yaş dişlerinin çıkması sırasında enfeksiyon riskini azaltmak ve genel ağız sağlığını korumak için aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz:

  • Doğru ağız hijyeni: Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalayarak ve diş ipi kullanarak ağız hijyeninizi koruyun. Diş fırçası, dil temizleyicisi ve ağız gargarası kullanımını da düşünün.
  • Su tüketimi: Bol su içmek, ağızda biriken yiyecek artıklarını ve bakterileri temizleyerek enfeksiyon riskini azaltabilir. Ayrıca, ağız kuruluğunu önlemeye yardımcı olur.
  • Şekerli gıdalardan kaçının: Şekerli ve asitli yiyeceklerin tüketimini sınırlayın. Bu tür gıdalar, diş çürüklerine zemin hazırlayabilir. Özellikle çürük diş etlerine sıkışan şekerli besinlerden kaçının.
  • Düzenli diş hekimi kontrolleri: Belirli aralıklarla diş hekiminizi ziyaret edin. Düzenli kontroller, potansiyel problemleri erken aşamada tespit etmenize ve tedaviye başlamanıza yardımcı olabilir.
  • Sigara ve alkol kullanımından kaçının: Sigara içmek ve aşırı alkol tüketimi, ağız sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.
  • Dengeli beslenme: Sağlıklı ve dengeli bir diyet, genel sağlığınızı korur ve ağız sağlığınıza olumlu etki eder. Özellikle kalsiyum ve D vitamini alımına dikkat edin.
  • Stresten kaçının: Stres, bağışıklık sisteminizi zayıflatarak enfeksiyon riskini artırabilir. Stresten kaçınmak için rahatlama tekniklerini uygulayın.

Bu önlemler, 20 yaş dişi çıkarken oluşabilecek enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak, herhangi bir ağrı veya rahatsızlık durumunda bir diş hekimine başvurmak önemlidir.

20 yaş dişleri çekilmezse ne olur?

20 yaş dişleri çekilmezse, çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. 20 yaş dişleri, genellikle ağızda yeterli alan olmadığı veya düzgün çıkmadığı durumlarda sorunlara neden olabilir. 20 yaş dişleri çekilmediğinde ortaya çıkabilen olası sorunlar:

  • Ağrı ve şişlik: 20 yaş dişleri, uygun bir şekilde çıkmadığında çevre dokulara baskı yapabilir, iltihaplanmaya ve ağrıya neden olabilir. Diş eti etrafında şişlik ve hassasiyet oluşabilir.
  • Çapraşı dişler: 20 yaş dişleri, çevredeki dişlere baskı yaparak çapraşı çıkabilir veya diğer dişlerin sıralamasını bozabilir. Bu durum, genel diş yapısının düzensizleşmesine neden olabilir.
  • Diş çürükleri ve enfeksiyonlar: 20 yaş dişleri, uygun hijyen uygulanmadığında çürük oluşumuna ve enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Gömülü veya düzgün çıkmayan dişler, temizlik zorluğu yaratarak diş çürüklerine neden olabilir.
  • Kist oluşumu: Gömülü 20 yaş dişleri, çevre dokularda kist oluşumuna yol açabilir. Kistler, çevre dokulara zarar verebilir ve çene kemiğiyle ilişkili problemlere sebep olabilir.
  • Sinir hasarı: 20 yaş diş çekimi sırasında sinirlere zarar gelme riski vardır. Bu durum, dudakta, dilde veya çenede geçici veya kalıcı uyuşukluğa neden olabilir.
  • Ağız hijyen problemleri: Gömülü veya düzgün çıkmayan 20 yaş dişleri, ağız temizliğini zorlaştırabilir. Bu da diş eti hastalıkları ve diğer ağız hijyen problemlerine davetiye çıkarabilir.

Dolayısıyla, 20 yaş dişlerinde ortaya çıkan sorunlar genellikle çekilmesi gerektiği durumları işaret eder. Diş hekiminiz, röntgen ve muayene sonucunda en uygun tedavi planını belirleyecektir. Çekim önerildiğinde, uygun zamanda yapılmaması durumunda yukarıda belirtilen sorunlar ortaya çıkabilir.

Yukarıya Kaydır
Canlı Yardım
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Magnet Hastanesi
Merhaba
Bu gün size nasıl yardımcı olabiliriz?